Oruçlarımızı Erken mi Açıyoruz?
Önce ayete bakalım:
Bakara 187. …. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın….
Bu ayete göre bizler oruç tutmaya “beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilince” başlamamız gerekiyor.
Bu ayet hakkında Bülent Ayberk’in sıradışı ve dikkate değer bir yorumu var. Belki başka insanların da Ayberk’in benzer yorumları vardır ama ben duymadım, okumadım. Adamın her ak dediğine kara deme bağnazlığı içinde olmadığımdan ve hakkındaki spekülasyonları sunduğu bilgilerden ayrı tuttuğumdan ötürü Ayberk’in bu ilginç ve kayda değer bakış açısını sizlerle paylaşmak ve yorumlarınızı almak istedim.
Ayberk ayetteki bu iplik örneğinin normal ölçülerdeki bir kitabın sayfalarındaki yazıların rahatça okunabilmesiyle eşdeğer olduğunu söylüyor. Buradan da, oruç tutmaya hava kapkaranlıkken değil aydınlanmaya başladığı an başlamak gerektiği hükmünü çıkarıyor.
Seyyid Kutup da aynı kanıya varanlardan birisi. Kendi ülkesinde de oruca erken başlandığını söylüyor. Kutup’un tefsirinde ilgili ayet hakkındaki yorumundan bir bölüm:
Yani “Ufukta ve dağ doruklarında aydınlık belirinceye kadar…” Bu aydınlıktan kasdedilen şey, “yalancı şafak (fecr-i kâzib)” diye anılan gökte beyaz ipliğin belirmesi durumu değildir. İmsak vaktinin belirlenmesi ile ilgili bize ulaşan rivayetlere dayanarak diyebiliriz ki, imsak vakti güneşin doğuşundan az önceki vakittir. Biz şimdi, ülkemizdeki geleneksel ibadet takvimi uyarınca şer’i vaktinden biraz daha önce imsaka giriyoruz. Bu durum, belki de daha ihtiyatlı olma endişesinden kaynaklanıyor.
Ayberk bu ayetten oruca erken başladığımız hükmünü çıkarmanın yanısıra oruçlarımızı erken açtığımız hükmünü de çıkarıyor. Ayberk’e göre, Rabbimiz “beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilince” diyerek bir örnekleme yapmıştır. Bu örneği de sadece orucun başlama vaktini belirtme adına değil orucun bitişinin vaktini işaret etme adına da yapmıştır.
Kısacası oruç tutmaya “beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilince” başlanacaktır ve “beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilemeyince” sonlanacaktır. Beyaz iplik-Siyah iplik örneği, orucun başlangıç ve bitiş vakitlerini belirler.
Ayberk bu konuda haklı olarak şöyle sormaktadır: İftar vaktinde hava aydınlık değil midir? Oruçlarımızı açtığımızda “beyaz iplik siyah iplik” örneği ne kadar gerçekleşiyor? Apaydınlık bir vakitte oruçlarımızı açarak bu ayetin hükmüne karşı gelmiş olmuyor muyuz?
Muhammed Esed’in malum ayet hakkındaki meali de bu açıdan Ayberk’in’ın yorumuna destek verir nitelikte. Esed “ilel leyli” ifadesinden “gece çökünceye kadar” oruca devam edilmesini anlıyor. M. Esed ele aldığımız ayetin ilgili kısmını şöyle çevirmiştir:
Bakara 187. …….gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. Sonra gece çökünceye kadar oruca devam edersiniz….
Ayberk bu sıradışı ve kaydedeğer yorumunu sunarken iddialarını bilimsel kriterlere dayandırıyor mu?
Aslında evet.
Sabah güneş doğmadan önce ve güneşin batışından sonra yani sunrise ve sunset’ten önce ve sonra yani Alaca Karanlık=Twilight bölümünde ışıkla alakalı üç evre var. Bunlar Astronomical Twilight, Nautical Twilight ve Civil Twilight.
Bir Örnek:
Çorum İli İçin:
Twilight Starts: Sunrise yani Güneşin doğumundan önceki alacakaranlık bölümündeki üç evre için 4 Ekim 2005 tarihli veriler:
Astronomical: 5.10am
Nautical: 5.42am
Civil: 6.13am
Twilight Ends: Sunset yani Güneşin ufuktan kayboluşundan sonraki alacakaranlık bölümündeki üç evre için 4 Ekim 2005 tarihli veriler:
Civil: 6.47pm (18.47)
Nautical: 7.18pm (19.18)
Astronomical: 7.50pm (19.50)
Sunrise: Güneşin Doğuşu: 6.40am
Sunset: Güneşin Batışı: 6.20pm (18.20)
Çorum ilindeki vatandaşın oruca başladığı imsak vakti 5.10am. Fakat saat 5.10am’de hava kapkaranlık. Aslında bu Çorumlu vatandaş güneşin doğumundan bir önceki evrede yani havanın aydınlanmaya başladığı evrede orucuna başlamalı (Seyyid Kutubun da işaret ettiği gibi). 4 Ekim 2005 tarihinde Çorumda güneş saat 6.40 doğuyor.
Çorumlu vatandaş da Civil Twilight evresinde yani saat 6.13’te yemeyi ve içmeyi kesmeli.
Görüldüğü gibi Çorumlu vatandaş orucuna Civil Twilight evresinde başlaması gerekirken Astronomical Twilight evresinde başlıyor. Yani “beyaz iplik siyah iplik” örneğindeki ayrımın yapılamayacağı kapkaranlık bir vakitte oruca başlamış oluyor.
Aynı çıkarımla şimdi de iftar vaktine bakalım.
Çorumdaki vatandaş orucunu Sunset yani Güneşin batış vakti olan 6.20pm’de açıyor. Halbuki 18.20’de hava daha aydınlık. Yani “beyaz iplik siyah iplik” örneğindeki ayrımın halen net bir şekilde yapılabileceği bir aydınlık vakitte oruç açılmış oluyor.
Halbuki bu Çorum’lu vatandaş nasıl orucuna Sunrise’dan önceki Civil Twilight evresinde başladıysa yine aynı şekilde orucunu Sunset’ten sonraki Civil Twilight evresinde bozacaktı.
Sözün özü hava kapkaranlıkken oruca başlıyoruz ve hava daha aydınlıkken iftarımızı yapıyoruz.
Bu yoruma göre bizler orucumuza erken başlıyoruz, erken açıyoruz. Dolayısıyla oruçlarımız geçersiz oluyor.
Şimdi sizlere konuyla alakalı sitelerin ve programların linklerini vereceğim.
Kullanabileceğiniz programlardan birisi olan SUN’ı indirebilmeniz için: zipped version (46KB)
(Programı çalıştırdığınızda simgesini en alta sağda dip kısma atıyor. Simgeyi sağ tıklarsanız Custom Location kısmında bulunduğunuz ille alakalı verileri girebilirsiniz. Simgeyi sol tuşla tıklarsanız verilerini girdiğiniz ilin Twilight, Sunset ve Sunrise değerlerini görürsünüz)
SUN isimli programda Custom Location kısmını tıkladığınızda sizden bulunduğunuz ilin ismini ve Latitude(enlem) ve Longitude(boylam) değerlerini ve Time Zone (Time to GMT) değerini girmenizi isteyecektir.
Türkiye’nin illeri için latitude ve Longitude verileri için:
http://www.mapsofworld.com/lat_long/turkey-lat-long.html
Enlem ve boylam değerlerini girerken N(North)-S(South) ve E(east)-W(west) değerlerini de doğru girmeyi unutmayın. N-S ve E-W değerleri enlem-boylam verilerinin yanındaki N,S,E,W harfleriyle veriliyor.
Time Zone (Time to GMT) değeri Türkiye için 2’dir.
Diğer ülkeler için enlem boylam değerleri:
http://www.mapsofworld.com/lat_long/
Diğer Ülkeler için Time Zone değerleri:
http://www.worldtimezone.com/datetime.html
Karşılaştırma yapabilmeniz için Türkiyedeki imsak, güneşin doğuşu ve batışı vakitleri:
http://www.yildizliblok.com.tr/namazvakitleri.asp
Bu Takvimdeki herhangi bir il için güneşin batışı vakti ile bizim kullandığımız programlarda ve online çalışan sitelerdeki güneşin batışı vakti arasında 8-10 dakika fark var. Bu fark diyanetin konuya ihtiyatlı yaklaşımının neticesi olabilir. Program yerine sitelerden yararlannak isteyen dostlarımız için:
http://aa.usno.navy.mil/data/docs/RS_OneDay.html
http://www.sunrisesunset.com/custom_srss_calendar.asp
hanifdostlar - Alperen
30 Ağustos 2008, 15:12 tarihinde.
Sevgili Alperen, Merhaba!
Bu konuyu Aiberg’li dönemlerden ben de hatırlıyorum. Ancak, bugüne kadar “derin” bir inceleme yapamamıştım.. Söyleyeceklerimden önce şunu ifade etmeliyim.. B. Ayberk’e (Hans von Aiberg) atıf da bulunma objektifliğini göstermeniz hepimiz için ilmi çalışmalar açısından örnek bir davranış.. Sizi gönülden tebrik ederim.. Çünkü, ilimden meram hakikati aramaktır.. Bağnazlık, hakikat yolculuğunun önündeki en büyük engeldir.. Bir daha BRAVO!
Bu konuya ilişkin -kısaca- şunları söylemek istiyorum…
Kanaatimce, Aiberk bu konuda yanılıyor.. Yâni, Bakara:187′de geçen FECR’e bağlanmış BEYAZ-SİYAP İPLİK AYRIŞTIRILMASI, LEYL için bir ŞART değil!!
Yâni, BEYAZ-SİYAH İPLİK verisi sadece FECR’e ilişkin.. LEYL için belirlenmiş böyle bir şart yok.
Ayberk’i yanıltan LEYL’i FECR’in karşıtı olarak görmesi ve buna dayanak FECR’deki şartın LEYL’de de geçerli olacağını varsayması…
Oysa, Kurân’a göre -sayısız âyetlerde bu böyle- LEYL/NEHÂR ikilisinden; bunların birbirini tâkip eden, ikâme eden döngüsünden bahsedebiliriz…
Şu halde, birinci sorumuz şu olursa vereceğimiz cevap ne olur?
-Beyaz-Siyah İplik ayrışımının gerçekleştiği FECR aydınlığı NEHAR’dan mıdır?
Eğer, “Evet Nehar’dandır!” denilebilseydi, LEYL için de Beyaz-Siyah İplik ayrışımını gerekli görmek anlaşılabilirdi. Fakat, NEHAR tam tekmil aydınlık-tam gündoğumu ile başlayan zaman dilimine karşılık değil mi?
Böyle olunca, bana göre iftar edebilmek-oruçları açabilmek için LEYL’de beyaz-siyah iplik ayrışımının yapılamayacağı bir karanlık evreyi beklemeye gerek kalmıyor.. LEYL’in gelmiş olması yeterli.. NEHAR’ın bitmiş olması yeterli…
Aksi olsaydı; Leyl:1 ve Şems:4′te olduğu gibi “ğaşiye” vurgusu yapılırdı düşüncesindeyim.
Bu konuda, şu anda olduğundan çok daha kat’î vurgular yapmak isterdim. Ancak, bunun için elimdeki inceleme notlarına -teşbihte hata olmaz- otopsi veya biyopsi yapmam gerekirdi..
Maalesef, hâlihazırda buna imkânım yok.. Bununla beraber, LEYL-NEHAR ikilisi bu konuyu -en azından benim için- aydınlatacak bir yeterliliğe sahip..
Selam ve Saygılarımla,
Neyzen SEMAZEN
02 Eylül 2008, 15:03 tarihinde.
Sevgili Alperen ve Değerli Dostlar,
Merhum M. Esed’e ait yazıda geçen bir bölüm var. Belki, burada yakaladığımız detaya yoğunlaşarak oruçlarımızı erken açmadığımıza dair yeni bir kanıta ulaşabiliriz…
Önce, yazıdan alıntı yapıyorum…
“”"”Muhammed Esed’in malum ayet hakkındaki meali de bu açıdan Ayberk’in’ın yorumuna destek verir nitelikte. Esed “ilel leyli” ifadesinden “gece çökünceye kadar” oruca devam edilmesini anlıyor. M. Esed ele aldığımız ayetin ilgili kısmını şöyle çevirmiştir:
Bakara 187. …….gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. Sonra gece çökünceye kadar oruca devam edersiniz….”"”"”
Evet, Türkçe’ye çevirilmiş ilgili meali ben de inceledim.. “Gece çökünceye kadar” ifadesini ben de gördüm..
Dikkat edelim lütfen; bu çeviri “İLE’L-LEYL” için…
Aslında, şu çeviri yeterli olmalıydı ve fakat tefsir gayreti buna mâni olmuş… “Gece’ye kadar..”
Şimdi, biz alıntı yapmayalım; okuyucu kendisi aşağıda linkten M. Esed’in İSRA:78 mealine ulaşsın… Bakalım, orada “gece çökünceye kadar” ibaresini -bir çeviri olarak- yine görecekler mi??
http://www.kuranmeali.com/ayet.....mp;ayet=78
Okuduysanız; görmüşsünüzdür.. Burada da aynı kalıp çeviride yer almış.. Peki, İSRA:78′in Arapça kutsal metninde yer alan ibare nedir ve bir fark var mıdır???
Bakara:187′de İLE’L-LEYL idi…
Çeviride bir fark olmadığına göre İSRA:78′de de böyle midir?
Hayır; öyle değildir!!
Buradaki ibare “İLÂ ĞASAKI’L-LEYL”… Yâni, fazladan ĞASAK kelimesi var…
O zaman…????????
O zaman ĞASAK nedir? Gecenin beyaz-siyah iplik ayrışımının yapılamayacağı kadar karardığı ilk evresi midir????
Eğer, böyle ise ve Bakara:187′de ĞASAK şartı bulunmuyorsa; oruçlarımızı erken açtığımız düşüncesi geçersiz olmaz mı???
Selam
Neyzen SEMAZEN
Not: ĞASAK için sözlükleri şöyle bir taradım.. Elbette, “beyaz-siyah ipliğin birbirinden ayırt edilemediği bir karanlık” gibi NET bir açıklama bulamadım.. Ancak, gecenin başında karanlığın yoğunlaşmasına vurgu var… Daha derin bir etimolojik tarama yapılabilir…
03 Eylül 2008, 00:39 tarihinde.
ÖNCELİKLE SELAMLAR!
yukarıdaki bilgileri bizimle paylaşan dostlar,ben yukarıdaki anlatılanları okuyunca.konudan net somut bir sonuç çıkaramıyorum bu nedenle siteyi ve yazarlarını takip eden biri olarak bu aktarımları yaparken bize daha net bilgiler vermeniz yada sonunda özetleyerek bitirmeniz bizim için daha yararlı olacak diye düşünüyorum,hayırlı ramazanlar dileğiyle..Kenan
03 Eylül 2008, 16:55 tarihinde.
Sevgili neyzen ! yazı sizce doğru mu ?!onu öğrenmek istiyorum !?
04 Eylül 2008, 10:51 tarihinde.
Merhabalar Semazen
Bakara 187. …. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın….
Gece tam olarak ne zaman olmaktadır? Güneşin batmasındaki hangi evrede? Nedir ölçüt? Akşam ezanları okunduğunda gece olmakta mıdır yada başlamakta mıdır? Sorun burada.
Bu sorundan dolayı acaba sahur için verilen ölçüt iftar için de geçerli midir? Yüce Allah sözünü bir örnekleme ile az-öz söylemiş olabilir mi?
İmsak için güneşin doğuşundaki evrelerin ilkini baz alan Müslümanlar neden iftar için güneşin batışındaki ilk evreyi baz almaktalar? Mantıken oruca hangi evrede başlanmışsa karşılığındaki evrede sonlandırılmalı değil midir? Hava kapkaranlık iken oruca başlayan Müslümanlar hava apaydınlıkken neden oruç açmaktalar? Sahurdaki bu hassasiyet iftarda neden görülmemektedir?
Muhabbetle, Alperen
04 Eylül 2008, 21:47 tarihinde.
Değerli TürkBey,
Sorunuzdan, söylediklerimin bir cümlelik özetini istediğinizi anlıyorum.
O zaman şöyle diyelim….
Oruca başladığımız imsak vaktini doğru belirleyip belirlemediğimiz incelenmeye değer.. Ancak, imsak vaktinde bir risk yok.. Çünkü, yazıda görüşü verilen B. Ayberk’e göre oruca saat olarak erken başlamış oluyoruz…
Diğer taraftan ona göre, oruçlarımızı erken açıyoruz.. Bu mantığa göre bu durumda oruçlarımız açısından risk var.. Oruçlarımızı vaktinden önce açarak -acaba- oruçlarımız güme mi gidiyor?
Bence, yukarıda detaylarını sunduğum gerekçelere bağlı olarak oruçlarımızı tam zamanında -olması gerektiği gibi- açıyoruz.. Yani, oruçlarımızı erken açmıyoruz.. Yani, B. Ayberk -bana göre- yanılıyor..
Zahiri ve batınî bütün yönleriyle oruçlarımız Cenabı Allah’ın rızasına mazhar olsun.. Âmin!
Saygılarımla,
N_S
05 Eylül 2008, 02:50 tarihinde.
Zümer 23 Allâh, sözün en güzelini, (Kur’ân’ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer, İKİŞERLİ bir Kitap halinde indirdi. …
Tanrı’nın yaratması çiftler biçimindedir. Kuran da konuyla ilgili ayetler var. İnsanın yapısına bakın, kalbin yapısına bakın yaratılış çift ve simetriktir.
Gündüz ve gece birbirini kovalamaktadır. İkisi çifttir, simetriktir (benzeri ve tersi). Sabahın beyaz ipliği ve siyah ipliği ayetten uygulanması buyurulduğuna göre çift ve simetriği olarak geceye de uygulanabilir. Yeter ki aklımızı işletelim. Kuran’da Allah sürekli aklın işletilmesini vurgulamaktadır. ve Türk atasözü: “Akıl, akıldan üstündür.”
06 Eylül 2008, 16:03 tarihinde.
Sevgili Alperen, Merhaba!
Alperen_Bakara 187. …. Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın….
Gece tam olarak ne zaman olmaktadır? Güneşin batmasındaki hangi evrede? Nedir ölçüt? Akşam ezanları okunduğunda gece olmakta mıdır yada başlamakta mıdır? Sorun burada.
N_SEMAZEN_Gündelik hayatta tereddütsüz kullandığımız kavramlar -meselâ gündoğumu-günbatımı-şafak-tan gibi- bu nevi konular olunca bir astronom hassasiyetini gerekli kılıyor.. Yani, bizim gayet rahat kullandığımız bu kelimeleri, astronomlar birer terim olarak ve tam olarak nasıl tanımlıyorlar.. Bilemiyorum verdiğiniz linklerden bu nevi detaylara ulaşmak da mümkün mü?
Böyle bir vurgu yaptıktan sonra, sorunuzun Kurân’a göre ve Kurân’daki kavramların sözlükler vasıtasıyla tescil edilmiş anlamlarına göre LEYL=Gece tam olarak güneşin batışı ile başlamaktadır. Yâni, güneşin doğuşu ile başlayan NEHAR=Gündüz güneşin batışı ile son bulmaktadır.
FECR ise gecenin sonu ile günün başını birbirine bağlayan bir ara vakittir. Bu münasebetle, FECR dinimizin önem atfettiği bir zaman dilimidir.
Diğer taraftan, “Evet” akşam ezanları okunduğunda LEYL olmaktadır.
ALPEREN_Bu sorundan dolayı acaba sahur için verilen ölçüt iftar için de geçerli midir? Yüce Allah sözünü bir örnekleme ile az-öz söylemiş olabilir mi?
N_SEMAZEN_Hayır; sahur için verilen ölçüt iftar için geçerli değildir! İsra:78′deki ĞASAK detayı Cenabı Allah’ın BAKARA:187′de “ile’l-LEYL” diyerek bir özlü anlatım yaptığını düşünmemize kesinlikle manidir.. Dolayısıyla, İSRA:78 öyle bir delil sunmaktadır ki iftarın gecenin yoğun karanlığında yapılmasını gerektiğine inanların farklı bir delil sunmalarını gerektirmektedir.
ALPEREN_İmsak için güneşin doğuşundaki evrelerin ilkini baz alan Müslümanlar neden iftar için güneşin batışındaki ilk evreyi baz almaktalar?
N_SEMAZEN_Bu soru için merhum Hamdi Yazır’dan alıntı yapmak zannederim yeterli olur…
“”"”"Bazı kimseler, fecirden güneşin doğuşuna kadar sabah vaktinin, şer’î güne dahil olmasına dayanarak, güneşin batışından kızıllığa kadar, yani akşam vaktinin de kıyasen gündüzden sayılması lazım geleceği ve hatta yıldızlar doğuncaya kadar orucun devam etmesi gerekeceği görüşüne sahip olmuşlarsa da BU KIYAS FASİDDİR. Çünkü günün başında “fecirden” buyurulmuş, sonra tamamlamaya: “geceye kadar” ile son verilmiştir. Güneşin batmasından sonra, doğu tarafından karanlık ortaya çıkar çıkmaz da akşam olmuş, örfî gece girmiştir. Burada gayenin mugayyaya dahil olmasının ihtimali yoktur. BUNU SABAHA KIYAS ETMEK NASSI DEĞİŞTİRMEK DEMEKTİR.
Zaten nüzul sebebinden anlaşıldığı üzere akşamdan yatsıya kadar olan zaman, gecelerin oruca dahil olduğu geçmiş zamanda bile dahil değildi.
Bununla beraber Caferiye mezhebinde bulunan Acemler, yıldızı görmeden iftar etmezler.”"”"”
ALPEREN_Mantıken oruca hangi evrede başlanmışsa karşılığındaki evrede sonlandırılmalı değil midir?
N_SEMAZEN_Hayır; Bakar:187′nin verileri sizin söylediğiniz istikamette bir mantık yürütmeye izin vermiyor. Takdir edersiniz ki, yürüteceğimiz mantık verilerini Vahy’in işaretlerinden almalıdır. Yani, yürüteceğimiz mantığın zemini yine Kurân olmalıdır. Oysa, sizin örneklemenizde “salt mantık” var…
Rabbimiz isteseydi, orucu yarım günlük bir ibâdet de kılabilirdi.. Buna hangi “mantık” itiraz edebilirdi???
ALPEREN_Hava kapkaranlık iken oruca başlayan Müslümanlar hava apaydınlıkken neden oruç açmaktalar? Sahurdaki bu hassasiyet iftarda neden görülmemektedir?
N_SEMAZEN_Bu bir hassasiyet değil aslında.. Anlama ve kavrama faaliyeti.. Meselâ, bana göre de imsak saatimiz erken… Tabii bu Bakara:187′de geçen BEYAZ-SİYAH İPLİK kelimelerini olduğu gibi İPLİK olarak almamızdan ve anlamamızdan.. Oysa, bunun mecaz olduğunu kabul eden yaygın bir kanaat var… Hamdi Yazır tefsirinden yine alıntı yaparak durumu takdirlerinize sunuyorum…
“”"”"”Bu “fecirden ibaret” kaydının, sonradan nazil olduğu rivayet edilmiştir. Şöyle ki: Bundan önce bazı kimseler biri beyaz, biri siyah iki iplik alır; bunlar birbirinden seçilinceye kadar imsak yapmazlarmış. Bu hadise üzerine “fecirden ibaret” açıklaması nazil olarak, kastedilen mânâ açıklanmış; beyaz iplik hakikat olmayıp, bilinen bir mecaz olan fecrin başlangıcı olduğu ve şer’î günün buradan başladığı anlaşılmıştır.
İmsakın hakikati, fecr-i sadık (doğru fecir)tır. Fecr-i kâzibe ancak “kâzib, yalancı” kaydıyla fecir denir. Bunun için günün başlangıcının ve imsakın vacib oluşunun, fecr-i sadıkın başından başladığına dair icma (ittifak) vardır. Böyle olmakla birlikte buna şöyle bir soru yönetilmiştir: Beyaz ipliğe benzeyen sabah beyazlığı, fecr-i kâzibin beyazlığı olmalıdır. Çünkü bu, dik ve uzun olduğundan ipliğe benzer. Fecr-i sadıkın be yazı ise ufukta daire şeklinde olur. Bu yüzden imsakın, fecr-i kâzibden başlaması lazım gelmez mi? Cevab: Lazım gelmez. Çünkü yemenin haramlığını gösterecek olan beyazlık miktarı, fecr-i sadıkın başlangıcı ve ilk anıdır. Fecr-i sadık, ilkin yayılmadan önce küçük ve ince olur. Ufukta daire şeklinde olması, ipliğe benzetilmesine engel değildir. Hatta fecr-i kâzib ile fecr-i sadık arasında şöyle bir fark vardır: Fecr-i kâzib incecik doğar, fecr-i sadık önce incecik görülür ve uzayarak yükselir. Beyaz iplik burada bilinmektedir. Bundan dolayı öyle bir soruya asla yer yoktur.”"”"
Saygılarımla,
Neyzen SEMAZEN
06 Eylül 2008, 16:14 tarihinde.
Sn. Ali Yalçın,
Sn. Alperen’e verdiğimiz son cevapta yer alan detaylar üzerinden söylüyorum.. Bu meselede bir simetri arayamayız veya yukarıda söylediğimiz gibi mantıken sonuç çıkartamayız….
Arayacağımız tek simetri İLE’L-LEYL (Bakara:187) ile İLÂ ĞASAKI’L-LEYL(İsra:78) arasındadır. Yürüteceğimiz mantık bu iki ibâre arasında sıkışıp kalmıştır… Bunu aşacak bir mantık veya simetri varsa ne âlâ..????
Saygılarımla,
N_S
10 Eylül 2008, 02:58 tarihinde.
Sayın Semazen
2 Bakara 187 …Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. …
Siyah iplik beyaz iplik Kuran’da açıkça yazılı. Konuya bilimsel yaklaşım getireceğim. Bilindiği gibi ışık herşeyi oluşturan atomlarda etkiye neden olmaktadır. Siyah renkli nesneler ışığı tamamına yakın yutarak ısıya dönüştürmektedir. Beyaz renkli nesnelerse ışığı atom içi işlemlerden sonra tamamına yakın geri vermektedir. Ayette beyaz ip siyah ip denmektedir. Işık olmadığında beyaz renk siyah görünmektedir. Çünkü atomlarından yayılan bir şey yoktur.
Konu şu ayette çok güzel açıklanmıştır.
17 İsra 12 Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet yaptık; sonra gecenin ayetini silip gündüzün ayetini gösterici yaptık ki, Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi ayrıntılı bir biçimde açıkladık.
Ayetin sonunda her şeyin ayrıntılı bir biçimde açıklandığı yazıyor. Bu ayet ışığında Elmalının yaptığı gibi benzetme aramaya gerek yok.
17 İsra 78 nedeniyle Geceyle ilgili bazı ayetleri veriyorum. Aklını kullanan bir topluluk bu işin içinden çıkacaktır.
45 Casiye 5 Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın gökten bir rızık indirip de onunla yerküreyi ölümünden sonra hayata kavuşturmasında, rüzgârların herbir yana sevkedilişinde de aklını çalıştıran bir topluluk için izler, işaretler vardır.
16 Nahl 12 Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı sizin emrinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emriyle bir hizmete boyun eğmiştir. Bütün bunlarda, aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ibretler vardır.
6 Enam 76 Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de “İşte Rabbim bu!” dedi. Yıldız battığında ise “Batıp gidenleri sevmem!” diye konuştu.
7 Araf 54 … Geceyi gündüze bürüyüp örter. O bunu, bu da onu aralıksız ve titiz bir biçimde kovalar durur. …
13 Rad 3 … Geceyi gündüze sarıp bürümektedir O. …
22 Hac 61 İşte böyle. Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. …
36 Yasin 37 Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler.
Gecenin ölçüsü bu ayette (Yasin 37) verilmiş. Geceden gündüz soyulunca karanlık olması.
Saygılarımla…
10 Eylül 2008, 12:00 tarihinde.
Sn. Ali Yalçın,
Gayretiniz için çok teşekkürler..
YaSin:37′e dayanarak LEYL’in ölçüsünün verildiğini söylüyorsunuz. Eğer, sizi yanlış anlamıyorsam; bu “ölçü” ile siz erken saatte iftar edildiğini iddia ediyorsunuz. Yani, sizin YaSin:37′den anladığınıza göre, oradaki “ölçü”ye göre beyaz-siyah iplik ayrıştırmasının yapılamayacağı bir karanlığı beklemek lazım ki oruçlar açılabilsin…
Eğer, görüşünüz ifade etmeye çalıştığım gibi ise, YaSin:37′den de istifade ederek (ölçü) Bakara:187′deki İLE’L-LEYL ile İsra:78′deki İLÂ ĞASAK’IL-LEYL arasındaki farka (herşeyin ayrıntı ile açıklandığı gerçeğinden hareketle) lütfen temas eder misiniz ve beyaz-siyah iplik şartı açısından bu iki Kurân ibaresinin bize ne anlattığını da lütfen tahlil eder misiniz?
Teşekkür ederim.
N_S
10 Eylül 2008, 19:14 tarihinde.
Sayın Neyzen Samazen;
Erken saatte iftar edildiğini ben de öne sürüyorum.
2 Bakara 187 … Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. …
buyurulmaktadır. Ayete göre orucun geceye kadar sürmesi gerekir. Oysa şu anda hava kararmadan oruçlar açılmaktadır.
Önceki yazımda beyaz ip siyah ip için simetriden bahsetmiş ve akşama da uygulanabileceğini belirtmiştim. Ayetleri tekrar tekrar ve dikkatlice inceleyince bu HATA’mdan geri dönüyorum. Gerekseydi Yüce Tanrı onu da belirtirdi. 2:187 ayeti gayet açık “Geceye kadar” orucun sürmesi gerektiğini belirtiyor.
Sizden ricam yazılarınızda İLE’L LEYL gibi Arapça’sı yanında yazıları izleyenler için Türkçe’sini de vermeniz.
Tahlil etmemi istediğiniz konuya gelince; Ben Kuran’a göre 3 vakit namaz olduğunu kabul ediyorum. Vusta Namazının Cuma Namazını işaret ettiği sitede başka yazılarda işlendi. Sizin 17 Yasin 37 de söz ettiğiniz, güneşin en yüksek noktayı geçmesinden sonra günün ikinci yarısında kılınacak olan namazdır (bilinen adıyla öğle namazı). Bu namazın süresi güneşin batıya sarkmasından GECENİN KARARMASINA (ila ğasekil leyli) kadardır. Gece kararınca yeni namaz vakti girmektedir. Bu ayetteki GECE terimi namaz için kullanılmıştır.
Başta yazdığım 2 Bakara 187 ayetinde ki ( ilel leyl) ise orucun açılma zamanını anlatmaktadır. Bu ayette ise GECE terimi oruç için verilmiştir.
Burada benim henüz çözemediğim nokta bu iki gece tanımının namaz ve oruç için ayrı ayrı verilmiş olması ve hangisinin daha önce yapılması gerektiğidir ? Arapçam olmadığı için meallerle bu noktadan öteye geçemiyorum.
Sonuç olarak 2 Bakara 187 ayetinde açıkça “gece oluncaya değin” denilmesine aykırı olarak oruçlar erken açılmaktadır.
Değerli görüşlerinizi bekliyorum. Teşekkkürler
12 Eylül 2008, 02:04 tarihinde.
Üstteki yorumda yanlışlık sonucu ayeti 17 Yasin 37 olarak vermişim. Yasin 36. suredir. Yorumdaki doğru ayet 17 İsra 78 olacaktı. 2 kez okumama rağmen, gözden kaçan bu yanlışlıktan dolayı Yüce Tanrı’dan bağışlanma, sizlerden özür dilerim.
12 Eylül 2008, 19:20 tarihinde.
Sn. Ali Yalçın,
“Simetrik” yaklaşımınızdan bu konu için vazgeçtiğinizi söylüyorsunuz ve fakat oruçların erken açıldığı düşüncenizden caymıyorsunuz..
Özür dilerim; burada bir çelişki algılıyorum… Altında kalem oynattığımız makalede, oruçların açılması (iftar edilmesi) için beyaz-siyah iplik ayrışmasının mümkün olamayacağı bir karanlık evrenin beklenmesi öne sürülmüyor mu?
Şimdi, eğer FECR’e ilişkin şartın simetriğini aramanın hatalı olduğunu kabul ediyorsanız; neden hâlen oruçların erken açıldığını düşünüyorsunuz.. Günbatımıyla gelen alacakaranlık (-ki bu LEYL’in başlangıcıdır..) oruçların açılması için neden yeterli olmasın..?? Neden illâ zifiri karanlığı bekleyelim???
Saygılarımla,
N_S
Not: Değerli Arkadaşlar! Bu başlığa daha fazla katkı sağlayamayacağım.. Bundan daha fazlası, başka Kurân verilerini de işin içine katmamızı gerekli kılar ki -şu sıralarda- bu konuya o kadar zaman ve emek harcamak tercihim değildir.. Saygılarımla…
14 Eylül 2008, 14:40 tarihinde.
Sayın Neyzen Semazen,
Ayeti bilmeyenlerce anlaşılması için yeniden yazıyorum:
2 Bakara 187 …Tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu GECE oluncaya değin tamamlayın. …
Yukarıdakı yazılarda GECE ayetlerinden örnekler verdim. Bazılarını buraya yeniden alıyorum.
7 Araf 54 … Geceyi gündüze BÜRÜYÜP ÖRTER. O bunu, bu da onu aralıksız ve titiz bir biçimde kovalar durur. …
36 Yasin 37 Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar KARANLIĞA gömülüverirler.
Oruçların erken açıldığını düşünüyorum çünkü 2 Bakara 187 ayeti oruçların GECE açılmasını buyuruyor.
Siz geceyi günbatımında gelen alacakaranlık olarak tanımlamışsınız.
Bense geceyi (LEYL) verdiğim gece ayetlerinde karanlığın tamamen oluşması olarak tanımlıyorum.
Bundan dolayıdır ki oruçların erken açıldığını savunuyorum.
Geceye karşı çıkmak için şu ayeti de siz öne sürebilirsiniz.
22 Hac 61 İşte böyle. Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. …
Gece tanımı için hangi ayet en doğrusu ? Elbette, “aklını çalıştıran bir topluluk için izler, işaretler vardır.”
Saygılarımla.
Not: Orucun başlangıcı olan beyaz ip ve siyah ip ayrımında aramızda çelişki bulunmamaktadır.
11 Ekim 2008, 13:01 tarihinde.
Selam
Bakara 187 ayetini incelemeden önce iblis’in konumunu gerçekten iyi anlamalıyız.
Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” A’RAF 17
İblis bizi Allah’ın dosdoğru yolundan saptıracağına dair Allah’a söz vermiştir.Elindeki milyonlarca hamiline kart ile insanlara işledikleri amelleri süslü gösterecek ve onların pek azı müstesna olmak üzere tümünü saptıracak.
İnsanlar hava aydınlıkken birilerinin talimatı ile orucu bozmaları sadece iblis’i mutlu edecektir.
Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın.Bakara 187
Ayet çok açıktır.Emri Allah’tan alanlar ve Allah dışındaki varlıklardan alanlar.
Hüküm koyma yetkisi sadece Allah’a aittir.