Mevlit Okuma Saçmalığı
Süleyman Çelebi Hz. Muhammed tapkını bir adam. Öyle uydurmalar yazmış ki dikkatlice okuyan “bu kadar mı” demekten kendini alamıyor.
Bu adamın söylediklerinin Kur’ani hiçbir dayanağı yok. Hatta bazı söylediklerinin Siyerde ve Hadislerde bile kaydı yok. Bir bal dolusu şerbetin Amina Hatun’a Hurilerin eliyle sunulması, evinin melekler tarafından Kabe gibi tavaf edilmesi, Sündüs isimli bir meleğin havaya onun için döşek sermesi örneğinde olduğu gibi.
Bu Mevlid-i Şerif denilen şiir ne acıdır ki yalnız Allah’ın ululanması gereken mabetlere ibadet neşesiyle sokulmuştur. Ve ne trajikomiktir ki bu şiir Son Peygamberimizin doğum günü kabul edilen gün haricinde daha birçok alakasız günde de aynen ibadet havasında okunmaktadır. Bu şiir diğer kandil gecelerinde camilerde araya birkaç ayet, salavat sıkıştırılarak okunmaktadır. Ayrıca bu buram buram peygamber tapkınlığı kokan ve birsürü zırva içeren şiiri çocuğunun doğumunun şerefine, onu sünnet ettirirken, evlendirirken, askere gönderirken okutanları görebilirsiniz. Hacc dönüşünde okutulacak mevlid hele bir de yemekliyse işte onun sevabı sizi cennete doğru kanatlandırıp uçurur.
Akşam düğünde göbek atıp eğlenen insanlar ertesi gün oturup mevlid okurlar. Neden acaba? Tabiki olaya kutsallık katmak için. İyi de bu safsata dolu şiiri abartılı bir makamla okumanın çocuğun sünnet olmasıyla yada gençlerin evlenip yuva kurmasıyla alakası nedir?
Saçma sapan bir şiir gelenekleştirilerek ta mabetlerimize kadar girmiş, alakasız faaliyetlerimizde ibadet coşkusuyla eda edilmiş ve bir nevi bu faaliyetlerimizi kutsama aracı olmuş.
İbadet coşkusu derken bir örnek vereyim. Mevlid isimli şiiri okurken biryerde (Geldi bir ak kuş kanâdiyle revan, Arkamı sıvadı kuvvetle heman) ayağa kalkılır, kıbleye dönülür, eller aynen namazdaki gibi bağlanır ve mevlidin bir kısmı bu hal üzere okunur.
Gelin şimdi yüzyıllar boyu baş tacı edilen Süleyman Çelebi’nin yazdığı şiirdeki safsataların bir kısmına bakalım.
Varlığa sebep Hz. Muhammed’miş? O var edilmeseymiş hiçbirşey varedilmezmiş.
ALLAH - ADIN BAHRİ
“Ol!” dedi bir kere var oldu cihan
“Olma!” derse, mahv olur ol dem hemân
Haşre dek ger denilirse bu kelâm
Nice haşr ola, bu olmaya temâm
Pes Muhammeddir bu varlığa sebeb
Sıdk ile ânın rızasına kıl taleb
Hz. Muhammed’in nuru Hz. Ademin ve eşinin, Hz. Şit’in, Hz. İbrahim’in ve Hz. İsmail’in alnında belirmiş. Onların kutlu ve seçkin insanlar oluşuyla bu yaratılan ilk şey yani silsile yoluyla birbirlerine aktardıkları Nur-u Muhammedi arasında direkt bir bağ varmış.
HAK TEALA BAHRİ
Hak Teala çün yaratdı Ademi
Kıldı Ademle müzeyyen alemi
Ademe kıldı feriştehler sücud
Hem anâ çok kıldı ol lûtf issi cûd
Rabbimiz Hz. ademin alnına Nur-u Muhammediyi koyduğunda bakın ona neler de söylemiş.
Mustafa nurunu alnından kodu
“Bil habibim nurudur bû nur dedi”
Kıldı o nur anın alnında karar
Kaldı anın ile nice ruzigâr
Sonra Havva alnına nakletdi bil
Durdu anda dahi nice ayü yıl
Şit doğdu anâ nakletti bu nur
Anın alnında tecelli kıldı nur
Erdi İbrahimi İsmaile hem
Söz uzanûr eğer kalanın der isem
En sonunda bu nur, yaratılan ilk şey asıl sahibine aktarılmış.
İşbu resm ile müselsel muttasıl
Ta olunca Mustafa’ya müntekil
Safsatanın alası burada…
Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
Anesi anda neler gördü neler
Bakalım Son Peygamberimizin PUTPEREST olan annesi neler görmüş neler.
Dedi gördüm ol Habibin ânesi
Bir acep nur kim güneş pervanesi
Berk urup çıktı evimden nagehan
Göklere dek nur ile doldu cihan
Gökler açıldı ve feth oldu zulem
Üç melek gördüm elinde üç alem
Biri meşrık biri mağribde anın
Biri damında dikildi Kâ’benin
Üç meleğin biri Doğuda, biri Batıda diğeri ise Kabe’nin damında belirmiş.
Bildim anlardan kim ol halkın yeği
Kim yakin oldu cihana gelmeği
Amina Hatun Cihana kimi getirdiğinden haberdar edilmiş.
İndiler gökten melekler saf ü saf
Kabe gibi kıldılar evim tavaf
Hem hava üzre döşendi bir döşek
Adı Sündüs, döşeyen anı melek
Çün göründü bana bu işler ayân
Hayret içre kalmış idim ben hemân
Bu zırvaların kaynağı nedir? Süleyman Çelebi bunları nereden ve neden uydurmuş?
Yarılıp çıktı divardan nagehan
Geldi üç huri banâ oldu ayan
Bazıları derler ki ol üç dilberin
Asiye’ydi biri ol meh-peykerin
Biri Meryem hatun idi aşikâr
Birisi hem hûrilerden bir nigâr
Firavunun eşi Asiye, Hz. Meryem ve bir de Hurilerden bir nigar doğuma eşlik etmişler.
Geldiler lutf ile ol üç mehcebin
Verdiler bana selam ol dem hemin
Çevre yanıma gelip oturdular
Mustafayı birbirine muştular
Bu üç Huri (tabiki Süleyman Çelebiye göre Huriler dişidir) Amina Hatun’un yanına gelmişler ve daha Peygamber olmayan bir insanın dünyaya gelişini birbirini müjdelemişler. Ve bu olaya yüzyıllar sonra dünyaya gelen Mevlid-i Şerif yazarı Süleyman Çelebi’den başka şahid de yok.
Üç alem dahi dikildi üç yere
Her birisin edeyim nerden nere
Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
Yaradılalı cihan gelmiş değil
Bu senin oğlun gibi kadri cemil
Bir anâya vermemiştir ol Celil
Ulu devlet buldun ey dildare sen
Doğuserdir senden ol hulki hasen
Huriler(!) Putperest bir insan olan Amina Hatunla gayet samimi bir diyaloğa girmişler. Bu diyaloğun varolduğuna dair ne gibi deliller var acaba? Bu zırvalar Son Peygamberimizi abartmanın ötesinde annesini de işin içine katmak değil de nedir? Son Peygamberimizin annesi o kadar mübarek bir insandı da neden Allah Kur’anda buna bir tek cümleyle bile değinmedi? Hz. Muhammed’in Peygamberlik öncesi hayatını bile kutsamayan Allah (Şura 52, Duha 7) nasıl olur da putperest olan annesini kutsar?
Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır
Bu gelen tehvid-i irfan kânıdır
Bu gelen aşkina devreyler felek
Yüzüne müştakdürür ins ü melek
****
Amine eder çü vakt oldu tamam
Kim vücuda gele ol hayrül enam
Susadım gayet hararetten kati
Sundular bir cam dolusu şerbeti
Şerbeti karşımda tutdu hûriler
Bunu sana verdi Allah dediler
Huriler Amina Hatun’a bir cam dolusu şerbeti “bunu sana Allah verdi” diyerek sunmuşlar. Üstte de değindiğimiz gibi olayı sanki oradaymış gibi anlatan Süleyman Çelebi’den başka bu hadiseye şahit olan yada konu hakkında bilgisi olan başka herhangi bir beşer yok.
Kardan ak idi ve hem soğuk idi
Lezzeti dahi şekerde yok idi
İçtim anı oldu cismim nura gark
Edemedim kendimi nurdan fark
Geldi bir ak kuş kanâdiyle revan
Arkamı sıvadı kuvvetle heman
Doğdu ol saatte ol sultan-ı din
Nura gark oldu semavat ü zemin
Evvel Andık
Bakalım Rabbimiz en evvel neyi yaratmış?
Hak Tela ne yarattı evvela
Cümle mahlukattan kim evvel ola
Mustafa nurunu evvel kıldı var
Sevdi anı ol kerimü girgidar
Her kim saadet bulmuşsa bu Hz. Muhammed sayesinde olmuş.
Her ne türlü kim saadet vardürür
Yahşi hu, gerekli adet vardürür
Hak sanâ verdi mükemmel eyledi
Yaradılmıştan mufaddal eyledi
Yerde gökte aşikara çıkan her ne varsa Hz. Muhammed’in sayesinde varmış.
Andan oldu her nihan-ü aşikar
Arş-ü ferş-ü yerde gökte ne ki var
Ger Muhammed olmaya idi ayan
Olmayıserdi zemin ü asuman
Adem Babamız bile affolunmasını Hz. Muhammed’e borçluymuş.
Hem vesile olduğu içün ol Resul
Ademin Hak tevbesini kıldı kabul
Ger Muhammed gelmeseydi aleme
Tac-i izzet ermez idi Ademe
Hz. Nuh bile tufanda boğulmamasını Hz. Muhammed’e borçluymuş.
Nuh anıçün buldu hem garktan necat
Daği doğmadan göründü mûcizat
Hakk ecdadına yapılan yardımların tamamı Rabbimizin Son Elçisine duyduğu sevgi dolayısıyla imiş.
Cümle anın dostluğuna adına
Bunca izzet kıldı Hak ecdadına
Ateş Hz. İbrahim’i yakmadı. Bilin bakalım kimin sayesinde? Tabiki Hz. Muhammed’in.
Ceddi olduğiçün anın hem Halil
Narı cennet kıldı anâ ol Celil
Hz. Musa’nın asasının Ejderhaya dönüşmesi bile Son Elçinin hürmetine…
Hem dahi Musa elindeki asa
Oldu anın hürmetine ejderha
Hz. İsa Son Peygamberimizin ümmetinden olabilme adına göklere yol bulmuşmuş.
Ölmeyip İsa gök’e buldu yol
Ümmetinden olmak için idi ol
Gerçi kim bunlar dahi mürseldürür
Lîk Ahmed ekmelü efdaldürür
Tüm Resullerimiz bakın nasıl dua buyurmuşlar: Ümmet-i Muhammed’den eyle bizleri ya Rabbi. Eee bu saadet herkese nasip olmaz, resul olsan bile…
Çün temenni kıldılar Haktan bular
Kim Muhammet ümmetinden olalar
Sünnetin tut ümmeti ol ümmeti
Ta nasip ola sanâ Hak rahmeti
Not: Lütfen Süleyman Çelebi’nin Mirac hakkındaki çarpıtmasını da aşağıdaki linkten okuyunuz. http://www.biriz.biz/ilahi/mevlidiserif.htm
07 Eylül 2008, 00:36 tarihinde.
Sevgili Arkadaşım iş sadece mevlütle bitmiyor ki! sıra mevlüte gelene kadar akşam olur.Bizdeki islami anlayış Mezhep anlayışıdır.Mezhep anlayışlarından sadakat anlayışı hakimdir. Sadakat anlayışı kula kul olma anlayışın ta kendisidir. O yüzden bizler Kur’andan çok yorum sahiplerin peşinden sürükleyip gitmekteyiz. İşte mevlüt’te bu sadakat anlayışın bir parçasıdır. Selam ve muhabetle Haydar Akgeyik.
08 Eylül 2008, 09:12 tarihinde.
süleyman çelebi’nin iranlı bir vaizin: “islam peygamberiyle diğer peygamberler arasında bir fark yoktur.” demesi üzerine içerlediği ve kaleme aldığı belirli makamlar eşliğinde söylenen şiirdir. orhangazi döneminde yazılmıştır nerdeyse 600 yıllık bir gelenektir.
1- kişinin peygamberini çok sevmesinin yerlere göklere sığdıramamasının sakıncası olduğunu düşünmüyorum. sakıncalıyla veysel karani ile başlayan ve uzayan bir listeye de saçmalık/sapkın damgası vurmak gerekir.
2- 600 yıldır okunan ve kültürel bir değer haline gelmiştir bu şiir. sırf bu yönüyle bile önemlidir. Ayrıyeten ayet değildir hadis değildir. yıllar önce yaşamış bir kişinin şiiridir. peygamberi övme abartısı varsa peygamber dönemi islamiyeti seçen şairlerin şiirlerini tavsiye ederim.
3-En basitinden Medine’ye hicret te peygamberi karşılarken söylenen şiiri hatırlatırım. peygamberin hoşuna gitmiş olan ne kadar sapkınca sapıkça bir şiir manası çıkar burdan sıkıntıya siz düşersiniz.
“..sen güneşsin, sen aysın sen. nur üstüne nursun….”
08 Eylül 2008, 10:01 tarihinde.
Selam Francisco
1- Mevlid normal ve masum bir şiir değildir. O şiirden çok, ibadet tadıyla icra edilen bir olaydır. İcra yeri ise hatta camilerdir. Camiler Ali’nin Veli’nin şiirleriyle konser verilecek bir alan değildir.
2- Kişinin peygamberini sevmesi tabiki normaldir. Fakat yalan yanlış bilgilerle kendisini ve milleti dolduraşa getirmesi normal değildir. Kişinin yalana iman ederek Muhammedcilik yapması da…
3- 600 yıldır okunan ve malesef kültürel bir değer haline gelen bu şiirde anlatılanlar abartı değil yalandır. Tamamen uydurmadır. Peygamber sevgisinin göstergesi böyle hayal mahsulü şiirleri doğumda, ölümde, sünnette ağız burun yayarak okumak olamaz.
4- Veysel Karani Süleyman Çelebi gibi Peygamber adına yalanlar uydurmuş mudur? Bu yalanları icra, ibadet edinilmiş midir? İnsanlar sevap zannediyor mevlit okutmayı… Ölmüşlerini ruhunun şad olduğuna inanılıyor.
5- Medine’ye Hicretinde Resulü karşılayanların yaptığı “yalan uydurma” değil evet sadece abartıdır. Abartılı tasvirdir. Sevinç gösterisinin doğal sonucu olan taşkınlık. Hem onlar Süleyman Çelebi gibi ne “düzmece tarih” bilgisine ne de imani açıdan sakat düşüncelere yaslandılar.
6- Son Peygamberimizin doğum yıldönümünde, böyle okunurken bile hiçkimsenin anlamadığı saçma şiirler okunması yerine Hz. Muhammed’in hayatı ve mücadelesi anlatılmalıdır. Kur’andaki Muhammed insanlara örnek olarak sunulmalıdır.
13 Eylül 2008, 13:44 tarihinde.
selam alperen
1- süleyman çelebinin, yalan uydurma kısmını tam olarak anlamış değilim. Abartılı ve kurgulu be benzetmeli bir anlatımı var şüphesiz.
2-senin de söylediğin gibi kardeşim camilerde kur’an dan başka herhangi bişeyin okunmasına, anlatılmasına, konuşulmasına elbette karşıyım.
3- kani karaca’nın muhtemelen 1960-1980 arası kaydedilmiş 9 dakikalık mevlid okumasını dinlemiştim bir yerde. çok ta keyif almıştım açıkçası. Sorun mevlitten ziyade onun günümüzde ki kullanılış şeklinde.
16 Eylül 2008, 10:30 tarihinde.
Selam
Abartılı ve benzetmeli bir kurgu olduğu doğru. Kurgu, doğru tarihi verilere dayanmalı mıdır? Hz. Muhammed’in doğumu esnasında ve annesiyle ilgili anlatımlar örneğin. Eğer birileri bu anlatımları gerçekmiş gibi algılarsa, okunmasını sevap sayarsa, ölmüşlerine yararlı olduğunu kabul ederse, işlerine bereket getireceğini umarsa EVET. Hayır ama en azından evet…
Mevlidi aslında kurgudan ziyade masal olarak isimlendirmek daha doğru olacaktır kanaatindeyim. Karakterleri de masal kahramanı…
Saygılar, Alperen
12 Kasım 2008, 23:30 tarihinde.
bazan gerçekleri göz önüne koyarken maalesef agresfleşiyor kaş yaparken göz çıkarıyoruz.
kendinize hanif demişsiniz peygamberin annesine putperest…
kesin bir kaynakta putperest olduğuna dair bir bilgi mevcut mu merak ediyorum.
mevlütlerin ibadetmiş gibi algılanmasına herkes karşıdır helede bunu tekellerine almış kişileri düşünürsek.
ama şu yazınızı yazarken biraz edeple yönelseniz bir samimi müslümanın ki kendisi süleyman çelebi olur, bu şekilde peygamberine eşsiz muhabbetine dayanarak yazdığı şiirine dayanarak onu sert eleştirilere maruz bırakmayın.
bunu müslümanlığın gereği olarakta görün.
26 Aralık 2008, 20:24 tarihinde.
Ne anlatmaya çalışmışsın anlayamadım uydurma gibi kelimeler kullanman yanlış mübala yapmış olabilir iyice araştırmadan ilim irfan bilmeden yorum yürütmek bence yanlış
bence önce sen neden mevlüt okunduğunu araştır ve sonra başlığını yeniden yaz
26 Aralık 2008, 20:33 tarihinde.
ve mış , miş konuşarak o kadar çok şey yazmışsınki allah dostlarını anlayabilmek çok zordur çünkü bizlerden kat kat allaha yakınlardır bu kaynağın doğruluğunu bilmediğim için yazdıklarına kızmıyorum ama şunu bilesinki allah teala “Sen olmasaydın Yâ Muhammed, Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım” sözleriyle sana cevap vermek istiyorum fazla söze ne hacet
27 Aralık 2008, 16:56 tarihinde.
Sayın Gederli
Muhammed Peygamberi çok büyütmüşsün.
“Sen olmasaydın Yâ Muhammed, Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım” sözlerini Kuran’ın neresinden çıkardın.
Muhammed Peygamberin kim olduğunu Kuran’da Tanrı çok güzel açıklar.
Kehf 110 ve Fusssilet 6. ayetlere bakarsan Peygamberin Tanrı katındaki değerinin sahabelerden farklı olmadığını görürsün. Ayetlerin anlamı açık yoruma gerekde yok.
28 Aralık 2008, 03:43 tarihinde.
Yukarıda bunları bunları yazan değerli dostum sen hadis ile cevap vermişsin varsa bu soylediğini kanıtlayan bir ayet varsa o zaman inanalım,ayrıca şunun için cevap yazma isteği hissettim neden bazı insanlar ALLAH’ın gönderdiğine değilde bizim gibi beşerlerin geçmişte yazdıklarına inanır halbuki elinin altında dosdoğru kitap var gelin arkadaşlar kurtarın kendinizi Kur’an okuyalım gerçeği okuyalım kanıtı olmayan yazıların peşinden gitmeyelim,Cin süresi ayet 18 oku lütfen
18. Hiç kuşkusuz, mescitler/secdeler Allah içindir. O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayın/Allah’ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın.
04 Ocak 2009, 16:50 tarihinde.
bende mevlit okutmayı düşünüyordum ama okutmadan önce iyiki intenette gezinmişim. yorum yapan ve dile getiren arkadaşlara teşekkür ediyorum.
19 Ocak 2009, 01:05 tarihinde.
maalesef aleviler de bu mevlit okutma anlamsızlıgı yapmaya başladılar şehirlerde.asimile nin uzantısı.
13 Şubat 2009, 16:46 tarihinde.
Tarih dersi almasi gerekenlerin yorumlarini bence yayinlamamak lazim, Darwine, Büyük Iskendere, Napolyana, Columbusa,…….v.b gibilerinin anlattiklarina inaniyorsunuz, sayet onlarida biliyorsaniz. Is bizim dinimize, Peygamberimize ve Annesine, cirkin iftira denecek seviyede laf atmak cok seviyesiz. Islam büyüklerine (Alimler, ilimle ugrasmislara) saygisizlik yapmayin, okuyun ögrenin tarafsiz olarak, onlarda tarihin ta kendisi. Kuran ansiklopedi gibidir aciklanmasi gereklidir, onu ilk Peygamberimiz daha sonralarida Alimler veya ilmi yüksek kisiler aciklayabilir. Bilgisi olmayanlar fikirlerini kendilerine saklasinlar, Lütfen
18 Şubat 2009, 06:08 tarihinde.
Ben ortaokulda bana anlatilan ve cevremde gorudugum Islam’i sorgulamaya baslamistim. Kur’ani daha da anladikca aslinda Allah’in bizim mevlit gibi aliskanliklarimizi elestirdigini anliyorsunuz. Ben lisedeyken arkadaslarima hadislerin bir cogunun uydurma oldugunu, ilk hadisin peygamberimiz yasak kildigi halde oldukten 200 yil sonra yazildigini anlattigimda benimle konusmazlardi, bugun hepsi benim gibi dusunuyor. Yarin bu sitede sizlere karsi cikanlar da sizin gibi dusunecek, cunku buradaki ortak gayemiz Allah’i cok sevmemiz, belki bazilarimiz hic sucu olmadigi halde bu duzmece seylere inanacaklar ve hatta bunlari ibadet sayacaklar, ancak biz bunlarin yanlis oldugunu anlattikca yarin bizim gibi dusunecekler.
18 Şubat 2009, 06:14 tarihinde.
“Din Bu” kitabini hatirlayin. Bir cahil adam hadislere ve mevlit gibi geleneksel uydurmalara dayanarak milyonlarca insani dinden cikardi ulkemizde. “Gercek Allah dostu” derken neyi kastediyorsunuz? Neden biz onlarin Allah ile muhabbetini anlamayalim? Onlar dogustan 5 kalpli mi dogdular? Sizlerin Allah katinda bir dostunuz mu var da sizlere bu sapik tarihsel uydurmacilarin Allah dostu oldugunu bildiriyor? Insan uyuyan, tuketen, aldatan ve Allah’a muhtac zavalli bir yaratiktir, Allah bir tek ibadet edilecek olandir, ne Seyh, ne bir araci, ne de uydurmaci sapik din alimlerini araniza sokup cehenneme yurumeyiniz.
01 Nisan 2009, 00:07 tarihinde.
yukarıda mevlid ve de özellikle hz Amine ile ilgili söylediklerinizin cehaletinizden kaynaklandığı açıktır. Allah size ve cümlemize hidayet etsin ve ilmimizi arttırsın. Hz Aminenin doğum sırasında gördüğü ve duyduğunu beyan ettiği hadiseler Hz.Muhammed S.A.V.’ efendimizin yürüyen (ayaklı) Kur’an lakabıyla hitap ettiği İbn-i Abbas R.A. tarafından nakledilmiştir. Ayrıca Hz. Muhammed S.A.V. in nesebi ve ailesiyle ilgili beyanlarını incelerseniz hiç birinin puta tapmadığını ve İbrahim A.S. ın dini üzere olduklarını görürsünüz. Ayrıca Resulullah S.A.V. “ilk önce benim nurum hâlk olundu”sadakaresullullah buyurmuşlardır.
Riyâdü’l-müzekkirinde Ebû Hüreyre R.A.’dan rivayetle anlatılır ki;
Hazreti Muhammed S.A.V. şöyle buyurdu;
Âdem aleyhisselâm arş’a baktı ve La ilahe illallah Muhammedün Resûlullah yazılmış olduğunu gördü.
“Yâ Rabbi Muhammed kimdir?” dedi.
Hak sübhânehû ve teâlâ hazretleri buyurdu ki;
“Evladından bir Peygamberdir. Mim harfi benim mülkümden gelir, Ha harfi hilmimden, ikinci mim harfi Mecdimden, dal harfi de dini İslâmdan alınmıştır. Mülküme, Hilmime, Mecdime, İslâm dinine yemin ederim ki, kim O insanların seçilmişine tâbi olur ve O’na salavât okursa onu cennetime koyarım. Ameli ne olursa olsun, günahlarına bakmam.”
mevlid bahsine gelince Süleyman Çelebinin aşk-ı nebi ile cezbe halinde yazdığı ve hiçbir şekilde kutsallık yüklemediği bir şiirdir. bu şiirdeki bazı ifadeler edebi anlatımı güçlendirmek için abartılmış olabilir ancak sizin lafz-ı aczinizde belirttiğiniz üzere Muhammed S.A.V. tapkını olduğu anlamına gelmez.
Zat-ı alinizin dile getirdiği bazı cümleler israiliyat içerikli yayınlarda bulunmakla beraber ingiliz icadı bir din olan (islamiyet değil çünkü) Vehhabilik sapkınlığının kaynaklarında da kayıtlıdır. umulur ki zatı aliniz bu güruhlara dahil değilsinizdir. çünkü hata yapmak ya da yanılmak farklı bir şeyken Allah C.C. ‘a ve Resulüne ve dahi onun pâk ailesine savaş açmak başka şeylerdir.
Allah teâla ve celle zat-ı alinizi sırat-ı Müstakîm üzre kılsın ve De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez. ayeti celilesi üzere yaşamayı nasip eylesin.
umarım muhalif mesajları da engellemeden sitenizde yayınlıyorsunuzdur. takip edeceğime emin olun.
01 Nisan 2009, 17:55 tarihinde.
islamiyet sadece allahı sevmekle olmaz eğer sadece allahı sevmekle diğer dinlerle aramızda bir fark olmazdı…
kelime-i şehadet nasıldır biliyorsunuz eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne (muhammeden resülullah)
muhammeden resülululah demeyene hak kapısı açılmaz bilmiş olun…
kendinizi sadece kuranla ve allah sevgisiyle dengeleyip oldu şimdi.
tamam bu iş demeyin
YANILIRSINIZZ..
03 Mayıs 2009, 00:18 tarihinde.
nasıl yorum yaptınız anlamadım .bir kişi aşık olduğu bir bayanı bile anlatırken mübalağa eder de bu zatı muhterem peygamberini edebi şekilde anlatmasına saçma diyorsunuz. asıl saçmalığı siz yapıyorsunuz gibi