RESULLER ARASINDA AYRIM YAPMAYIZ!

Geleneğin getirdiği, yılların İMAN diye yutturduğu yobazlıktan Kurana dönerken, aklımızı ve gönlümüzü doğru kullanmayı, ayetlerle amel etmeyi öğrenirken karşımıza çıkan kırılması en zor olan putlardan biri de sanırım bu… PEYGAMBERLERİ ÜSTÜNLÜK YARIŞINA SOKMAK…

Şükür ki kuran bu gibi kuruntulara izin vermez. Amaç herhangi bir peygamber ya da insan değil yalnız ve yalnız ALLAHtır. Ayetlere bakalım;

Bakara 136: Şöyle deyin: “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, onun torunlarına indirilene, Musa’ya ve İsa’ya verilene ve diğer nebilere verilene inandık. Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız. Biz yalnız O’na/Allah’a teslim olanlarız.”

Lütfen çok dikkatli okuyalım: “Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız” gayet açık değil mi? Neden ayrım yapamayız: “Biz yalnız O’na/Allah’a teslim olanlarız.”

“Biz yalnız Allaha teslim olanlarız”: Birilerine herhangi bir getiri sağlamak amacıyla peygamberleri kullanamayız. Atalarımızdan gördüklerimizi haklı çıkarmak için kimseyi putlaştıramayız.

Bakara 285: Resul, Rabbinden kendisine indirilene inanmıştır; müminler de. Hepsi; Allah’a, onun meleklerine, kitaplarına, resullerine inanmışlardır. Allah’ın resullerinden hiç birini ötekinden ayırmayız. Şöyle demişlerdir: “Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey Rabbimiz. Dönüş yalnız sanadır.”

Ayetler gayet net konuyu açıklıyor. Bu ayette de yine iman edenlerin özellikleri arasında sayılıyor. Kuran bizleri yalnızca Allaha yönlendiriyor. Diğer tüm yolları tıkıyor. Ve iman ettik demeyle imanın olmayacağını kendisi bizlere açıklıyor. Dikkat edin ayet “Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey rabbimiz” ifadesi ile bitiyor. Rabbimiz elbet biliyor dininin kullanıldığını… Peygamberlerinin putlaştırıldığını… Yol gösteriyor: “Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey Rabbimiz. Dönüş yalnız sanadır.”

İşte bir ayet daha;

Ali İmran 84: De ki: “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına indirilmiş olana, Musa’ya, İsa’ya ve diğer nebilere Rablerinden verilmiş bulunana inandık. Onlardan hiçbirini ötekinden ayırmayız. Biz O’na teslim olanlarız.”

Net olarak anlaşılıyor her şey… Mümin ayrım yapmaz… Ayrım yapanla ayrım yapmayan elbet bir olmaz:

AYRIM YAPMAYANLAR, Nisa 152: Allah’a ve O’nun resullerine iman edip onlardan birini ötekilerden ayırmayanlara gelince, Allah böylelerinin ödüllerini yakında kendilerine verecektir. Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.

YA AYRIM YAPANLAR, Nisa 150: Onlar ki Allah’ı ve O’nun resullerini inkar ederler, Allah’la O’nun resulleri arasını açmak isterler de “bir kısmına inanırız, bir kısmını inkâr ederiz” derler; böylece imanla inkâr arasında bir yol tutmak isterler.

Ayetler çok ayrıntılı bir şekilde açıklıyor sanırım. Şimdi sormak lazım alemler kimin için yaratıldı?.. Haramı, helali nerden alıyorsunuz?.. Kaç peygamberin doğum gününü kutluyorsunuz?.. Kaç peygamberden şefaat bekliyorsunuz?.. Hepsi bir yana neden bu ayetleri okuyup da hala kurandan amel etmiyorsunuz?…

***

Rabbimiz elçilerinin hepsine çeşitli özellikler bağışlamıştır:

Musa peygamber ile konuşmuş, İsa peygambere belgeler vererek ruhul kudusle desteklemiştir… (BAKARA 253)

Davut peygambere Zebur verilmiştir…(İSRA 55)

İsa peygamber babasız doğmuştur ve Allahın kelimesidir… (MERYEM 19, NİSA 171)

Rabbimiz Musa peygamberle konuşmuştur… (NİSA 164)

Muhammed peygamber âlemlere rahmettir, İbrahim peygamber “halilullah” olarak tanımlanmıştır, yine kuranda en çok bahsedilen peygamber Musa peygamberdir gibi…

***

Burada şunu belirtmek gerekir. Bakara 253 ve İsra 55. ayetlerde herhangi bir peygamberin diğer bütün peygamberlere üstün olması değil, karşılıklı üstünlüklerin olduğunu bildiriyor. Nitekim ayetlerin birinde Allahın Musa peygamber ile konuştuğu ve İsa peygamberi ruhul kudus le desteklediği belirtilirken diğerinde Davud’a Zebur verdiği belirtilir:

Bakara 253: İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur. Bazılarını da derecelerle yüceltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya açık ayetler verdik ve onu Ruhulkudüs’le güçlendirdik. Allah dileseydi, onların ardından gelenler, açık-seçik mesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki, Allah dilediğini yapıyor.( Tilker rusülü faddalna ba’dahüm ala ba’d, minhüm men kellemellahe ve rafea ba’dahüm deracat, ve ateyna iysebne meryemel beyyinati ve eyyednahü bi ruhil kudüs, ve lev şaellahü maktetelellezine mim ba’dihim mim ba’di ma caethümül beyyinatü ve lakiniltelefu fe minhüm men amene ve minhüm men kefar, ve lev şaellahü maktetelu ve lakinnellahe yef’alü ma yürid)

İsra 55: Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Davûd’a da Zebur’u verdik.( Ve rabbüke a’lemü bi men fis semavati vel ard ve le kad faddalna ba’dan nebiyyine ala ba’div ve ateyna davude zebura)

Birbirlerine üstünlük olarak çevrilen ifadeler bakara 253 de “faddalna ba’dahüm ala ba’d” ve isra 55 de “faddalna ba’dan nebiyyine ala ba’div” ifadeleridir. Ve bu anlamı katan “BADEHUM” kelimesidir. Nisa 34. ayetten bahsederken yazmıştım oradan bakarsak;

“””Bakara 251’de (ve lev la def’ullahin nase ba’dahüm bi ba’dil le fesedetil erdu)Eğer Allah’ın, bazı insanları diğer bazılarıyla savması olmasaydı, yeryüzü bozguna uğrardı…

Bakara 253’de (Tilker rusülü faddalna ba’dahüm ala ba’d) İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır…

Enam 53’de (Ve kezalike fetenna ba’dahüm bi ba’dil) Biz böylece onların bir kısmını diğer bir kısmıyla…

Nisa 32’de (Ve la tetemennev ma faddalelelahü bihi ba’daküm ala ba’d lir ricali nasiybüm mimmektesebu ve lin nisai nasiybüm mimmektesebn ves’elüllahe min fadlih innellahe kane bi külli şey’in alima.) Allah’ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın. Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. Allah’tan, O’nun lütfünü isteyin! Allah, her şeyi iyice bilmektedir.

{Yine kurandan incelenirse birçok örnek verilebilir. Enam 65, enam 129, enam 165, enfal 37, nahl 71, isra 21, kehf 99 v.s. bakabilirsiniz. Fakat hiçbirinde erkeklerin bayanlara hayatta üstün olduğu anlamı çıkmaz.}

Görüldüğü üzere “BADAHÜM” kelimesi kullanıldığı cümlede hitap edilen durumun tamamını kapsıyor. Söz konusu erkek ve bayanların tamamı olduğuna göre ayet “Allah erkeklerin ve bayanların bazısını bazılarına üstün kılmıştır” yani; ”Allah her birine farklı özellikler ve yetenekler vermiştir.” şeklinde devam edecektir.”””

Her şeyin gayet açık ve net olduğunu düşünüyorum…

Selam üzerinize olsun.

Ömer UYSAL


Toplam Okunma: 521 | Bugunku Okunma: 4 | En Son Okunma: 03.07.2009 - 23:20
Şu anda bu yazıyı okuyanlar: 1 (0 Üye, 1 Misafir and 0 Bots)

“RESULLER ARASINDA AYRIM YAPMAYIZ!” için 9 Yorum

  1. soner diyor ki:

    kelime-i şehadetteki ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu ifadesini biz mi ilave ettik yoksa kuran da geçiyor mu?mail adresime(tabii ki merak edenler olabilir onun için mümkünse bu sayfada da)yanıtlarsanız sevinirim nice aydınlık günlere inş.

  2. ömer diyor ki:

    selam…

    Kelime-i şahadet kuranda yer almaz.

    müslümanlığa giriş sembolu olarak sunni görüşte şarttır ama bilindiği üzere müslümanlık formulize edilmiş bir kavram değil hâldir.

    Rabbimin selamı üzerinize olsun…

  3. ömer diyor ki:

    Bu arada mailinize gönderemedim.

    selamlar.

  4. cengiz TURHAN diyor ki:

    Ali İmran 84: De ki: “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına indirilmiş olana, Musa’ya, İsa’ya ve diğer nebilere Rablerinden verilmiş bulunana inandık. Onlardan hiçbirini ötekinden ayırmayız. Biz O’na teslim olanlarız.”
    diye yazmışsın..bu ayetde açıkca “Muhammed” diye niye geçmiyor…O zaman Alemlere rahman olarak niye gönderdik demeyip seni kavimlere rahman olarak gönderdik derdi..armutla elmayı karıştırmayın..sizin kafanız karışmış anlaşılan..ayrıca makalenin sonu çok açık ….

  5. ömer uysal diyor ki:

    selam,
    Sn Cengiz TURHAN,

    verilen her iki ayet, yani peygamberleri birbirinden ayırmamak vede hepsinin farklı özellikler verilmesi, ikiside kuranda gecer…

    Hz Muhammed efendimizin alemlere rahmet olması veya Hz isanın doğuştan peygamber olması ve daha neler neler.. hepsi kuranda gecer.. bunlar kuran ayetleri.. düşünülmesi elbette gerekir. varsa yorum farklılıkları düşünmemek yerine insanlara hitaplarda bulunmak kolay gekebilir. peygamber efendimiz elbette alemlere rahmettir. ama alemler peygamberimiz yüzü suyu hürmetine mi yaratılmıştır? bir daha düşünün???

    Yazıyı ve yazılan bütün yazıları geçelim. Kuranın amacı peygamberleri yetenek yarışına sokmak değildir. Kuran peygamber hakkında gerekeni zaten söylemiştir.

    Bütün bunlar peygamberlere yada peygamberimize laf atmak değil onları kuranda tarif edildiği yerlere yerleştirmektir.

    kafa karışıklığı mı?

    bizim milletimizde, milletimizin değer verdiği mezhep veya gruplarda peygamber efendimiz farzlar koyar, 9 yaşında evlenir, olmadık şeyler söyler… kadınları dövdürür..Şefaat de şefaat der durur.. kendi kafasından haramlar ve günahlar belirler. ama nedense bunların hepsi mezhepçilere hizipçilere tarikat ve cemaat yanlılarına yarar.

    kafa karışıklığı ? neyde? selam olsun üzerine…

  6. ömer uysal diyor ki:

    Bu arada Peygamberlerin herbirinin farklı özellikleri vardır. bunları yazmıyorum ama üstünlük sırasına sokulacaksa herbirinin özellikleri sayılıp karşılaştırma yapılabilir. iddia ediyorumki hangi din yanlısı bakarsa kendi peygamberini üstün görecektir.

    ben peygamberleri üstünlük sırasına sokmam.. bunu yapanada yapmayanada selam olsun..

    selam…

  7. Hicran diyor ki:

    Hz. Muhammed alehissalatu vesselam , peygaberlerin tüm farık vasıflarının kendisinde kemale erdiği, Hz. Adem a.s ın nuru hürmetine affedildiği, Hz. İsa’nın dahi O’nun ümmeti olmayı istediği, Allah Teala’nın HABİBİM hitabına mazhar olan ve “Sen olmasaydın alemi yaratmazdım” diyerek övdüğü, gelmiş geçmiş peygamberlerin en üstünüdür.. bu üstünlükleri burda yazmak çok uzun sürer zira bunları kitaplarda anlatmakla bitirememiş büyüklerimiz..
    Ayetlerde geçen eşitlik ise görev bakımından, üstlendikleri misyon bakımından bi eşitliktir..

    Şairin ifade ettiği gibi:
    “Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir beşerdir, lakin diğer insanlar gibi değildir Taşların arasında yakut ne ise Allah Rasulü de insanlar arasında öyledir”
    Muhammedun beşerun la kelbeşer
    Bel hüve kel yakuti beynel hacer

  8. ömer diyor ki:

    Bahsettiğiniz hususlar yeni ve bilinmedik hususlar değil… yılların ifadeleri…

    bildirdiklerinizi ayetle desteklerseniz daha inandırıcı olur… çalışmalarımız destekli olmalı..

    selam

  9. selma diyor ki:

    PEYGAMBERLERİN ÜSTÜNLÜĞÜ ONLARA VERİLEN ÖZELLİK VS İLE ÖLÇÜLEMEZ ALLAHA HANGİSİ DAHA YAKINSA ÜSTÜN ODUR EN ÜSYÜNÜ RESULULLAH (SAV) DİR …TÜM SAHABİLER KELİMEİ ŞEHADET GETİREREK MÜSLÜMAN OLMUŞLARDIR…KURANDA KELİME İ ŞEHADET YOK MU?KURAN BÜTÜNÜYLE BUNU KONU ALMIŞ ŞEHADET KELİMESİ KURANI KERİMİN ÖZETİDİR TOPTAN KURANA İNANMAK DEMEKTİR

Yorum Yapın

Related Posts from the Past: