Çok Eşlilik İslam’da Yasaktır
Yüce Allah Ahzab 52’de Hz Muhammed’e seslenerek şöyle diyor: “Kadınlar artık sana helal değil. ONLARI güzel bulsan bile EŞLERİNLE DEĞİŞTİRMEN DE” - ve lâ en tebeddele bihin.
Görüldüğü üzere Allah’ın Elçisi artık (min ba’d) eş de değiştiremez – LA TEBEDDELE. Neden? Çünkü çok eşlidir. Onun, bir eşini bırakıp yerine başka bir kadınla evlenmesi EŞ ÜSTÜNE EŞ alması demek. İşte bu haram. Yoksa tek eşli bir inanırın o eşini bırakıp BEKAR kaldıktan sonra evlenmesi helal (Nisâ 20) çünkü evliliğe bekarlıktan geçiyor; eş üstüne eş almıyor.
İslamın son peygamberi Ahzab 52′den sonra bir daha asla evlenmemiştir. Yoksa rabbine baş kaldırmış olurdu, risalet elinden alınırdı ve o “Büyük Gün”de hesaba çekilirdi (Yûnus 15). Bu kadar kesin.
Tanıdığım birine bunu hatırlatmak zorunda kaldım. Din görevlisiydi. SÜNNET diyor başka bir şey demiyordu. “Hz Peygamber ne yaptıysa yapmalı, ne yapmadıysa yapmamalıyız. Sünneti terkeden İslamdan çıkar.”
“Peki,” dedim. “Ahzab 52’den sonra Peygamber bir daha hiç evlenmedi. Ama bazı inanırlar evli oldukları halde bir daha bir daha evleniyor; onlar İslamdan çıkıyor mu?”
Çıt yok. Sessizlik…
Gerçekten çarpıcı ve İslam adına üzücü bir durum. Bir din ki… peygamberine EŞ ÜSTÜNE EŞ almayı yasaklar; Allah’ın Elçisi yasağa harfi harfine uyar. Ama ümmeti çatır çatır EŞ ÜSTÜNE EŞ alır. Peygamber gider Mersin’e, ümmmeti gider tersine. O dinde ciddiyet kalır mı?
Kedici Satanizm ne kadar ciddiyse çok eşçi uyduruk din o kadar ciddidir. İnekleri kutsayan Hinduism ne kadar ciddiyse çok eşli erkeğin ardına harem kervanını takıveren uyduruk din o kadar ciddidir.
*
Ahzab 52′den sonra Hz Muhammed’in bir daha asla evlenmediği ama sahabelerinin eş üstüne eş almaya devam ettiği öne sürülebiliyor. Mümkün mü? Hayır! Allah’ın Elçisi bu gayriciddiliğe izin vermiş olamaz. Kalbinde hastalık olan bir kısım zevat ona rağmen eş üstüne eş aldıysa Allah onlara bunun hesabını sorar. O başka. Ama samimi sahabeler Allah’a ve O’nun Elçisi’ne inat, eş üstüne eş almış olamaz. “Miş miş miş”lere değil Kuran’a iman edenler bunu bilir, bunu söyler.
Asr-ı saadette Ahzab 52′den sonra eş üstüne eş alınmamıştır. Bu kesin. Daha önce o yöntemle kurulan aileleri ise Yüce Allah BUNDAN SONRA anlamında MİN BA’D diyerek aklıyor. Yani BUNDAN ÖNCEKİLER hiç kimsenin günah hanesine yazılmaz. Ama bundan sonra haram, günah.
Anlaşılan, tek tük de olsa eş üstüne eş almalar Hz Muhammed’in ölümünden 30-35 yıl sonra yeniden başlamış. İnananlar önceleri tepki göstermiş ama zamanla “Aman, ne günahlar işlenmiyor ki!” deyip sineye çekmişler. 50-60 yıl geçince “Bunca insan yanılmaz ya!” deyip olağan karşılamışlar. 80-85 yıl sonrasının elverişli ortamında ise haccac-ı zalimlere fazla iş kalmamış; zulmü kitabına uyduruvermişiler.
*
Şimdi zulüm mazur görülüp “Çok eşlilik tavsiye edilmez ama caizdir,” deniyor. Aslında yüz yılların uyduruk mazeretidir bu. Gerçekte çok eşlilik haramdır çünkü ZULÜMDÜR. Allah’ın dininde zulüm yasaktır; caiz ilan edilemez. “Allah asla zulmetmez; insanlara KENDİLERİ zulmediyor.” (Yûnus 44)
Bazan bunu da söylemek zorunda kalırım. Adaletsizlik = zulüm.
“Önce şu gerçeği görelim: çok eşlilik zulümdür.”
“Hayııır!”
Kardeşim, niye HAYIIIR? Çok eşliliğin zulüm olduğunu bütün ulema söylüyor. İşte Elmalılı (1): “Eğer birden fazla kadın arasında adalet yapamıyacağınızdan korkuyorsanız, ki bundan korkmalısınız…”
Nisâ 23’te Allah söylüyor:
İki kızkadeşi bir arada almanız… size haramdır
Hurrimet aleykum… en tecma’û beyne’l uhteyn
Çünkü iki kızkardeş bir arada çok eştir. Allah çok eşliliği ZULÜM saymayıp hoş görseydi helal ederdi ve inanan bir adam, birden çok kız kardeşi bir arada eş alabilirdi. Yani Allah iki kızkardeşin bir birine kuma yapılmasını neden yasaklıyor; çok eşlilik hoş bir şey olduğu için mi, ZULÜM olduğu için mi?
*
ÇOK EŞLİLİK ZULÜMSE ÇOK EŞLİ OLUN (?!)
Evli olanların evlendirilmesi Nûr 32’ye göre haram ama Nisâ 3’e göre caiz. Allah’a mı ait bu çelişki? Hayır! ALLAH ÇELİŞKİDEN ARINMIŞTIR (4:82). O halde bu iki ayet arasındaki çelişki insanlar tarafından üretilip Allah’ın kitabına sokulmuştur.
Açıklaması şu olabilir:
Ve eNKiHu’l eyâmé minkum (Nûr 32)
FeNKiHu ma tâbe lekum mine’n nisâ’ (Nisâ 3)
Dikkat edilirse Nisâ 3’te NKH var: feNKiHu (fe iNKiHu). Tıpkı ve eNKiHu diye başlayan Nûr 32’de olduğu gibi. Ama NKH, Nûr 32’de eNKiHu okunacak şekilde harekelendiği halde Nisâ 3’te iNKiHu okunacak şekilde harekelenmiş.
enkihu: evlendirin
inkihu: evlenin.
Eğer NKH, Nûr 32’de olduğu gibi, Nisâ 3′te de eNKiHû okunacak şekilde harekelenseydi Nisâ 3’te “Kadınların ikişerini ve üçerini ve dörderini evlenDİRin” deniyor olacak, Allah’ın Kitabına mevcut çelişkiler boca edilmeyecekti.
Hz Peygamber’in mushafında NKH harekesizdi. Ona Nûr 32’de eNKiHu ve Nisâ 3’te iNKiHu kıratini dayatan harekeler Miladî 700’ün başlarında eklendi. Abul Taher’in “Querrying the Koran” başlıklı yazısında belirttiği üzere Irak valisi Haccac-ı ZALİM’in özendirmesiyle (2):
“Kuran’ı okuyanlar yıllar ilerledikçe onu daha zor anlar oldu, diyor Dr Puin. Akla yatsın diye değişiklikler yaptılar. Örneğin MS 694-714 döneminin Irak valisi Haccac bin Yusuf Kuran’a 1.000’den fazla elif harfi boca etmekle övünüyor.
Harekeler de Kuran’a Haccac’ın özendirmesiyle eklendi. Onun sağladığı değişiklikler Kuran tarihinin önemli bir aşamasıdır.”
Özetle, “NKH”nın Nisâ 3’te EVLENİN anlamına gelmesi için iNKiHu diye okunacak şekilde harekelenmesi korkunç bir hataydı çünkü Kuran’a çelişkiler boca etti.
Örneğin Allah çok eşliliği Nûr 32 ve Nisâ 23’te zulüm ilan edip HARAM kılacak; sonra Nisâ 3’te “İkişer üçer dörder kadınla evlenin!” deyip CAİZ ilan edecek? Nûr 32 ve Nisa 23’te kara dediğine Nisa 3’te ak diyecek? Mümkün mü?
*
Harekeleme ÖRTÜLÜ BİR TAHRİF değil mi? Âl-i İmran sûresinin 7. ayetindeki vakfe “mim”ine itiraz eden Yaşar Nuri Öztürk bunu dile getiriyor (4):
“Ayetlerin orasına burasına harf ekleme hakkı Kuran’ın tebliğicisi olan Peygamber’e bile verilmemişken başkalarına nasıl verilebilir! Bu müdahale Kuran bünyesinde ÖRTÜLÜ BİR TAHRİF olarak algılanırsa ne olacaktır?
Bu insanlara bu yetkiyi kim vermiştir? Kuran’da eksikler mi var da bunlar düzeltiyor? AYETİ ŞÖYLE ANLIYACAKSINIZ DEME CÜRETİNİ KİMDEN ALIYORLAR?”
Harekelerin dayattığı pek çok meale itiraz ediliyor. Örneğin Sebe 19’daki RBN ve BA’D:
Mevcut okunuş ve meal:
Fe kâlû RABBENA BÂİD beyne esfarina:
“RABBİMİZ! Yollarımızı UZAT!” dediler
Muhammed Esed’e göre doğrusu (3):
Fe kâlû RABBUNA BE’ADE beyne esfarina:
“RABBİMİZ yollarımızı UZATTI,” dediler.
Bunun gibi, harekelerle ilgili pek çok konuda ihtilaf var. Ama bugünün yaşamıyla doğrudan ilgili değiller. Örneğin Sebe 19’un konusu geçmiştir; bugün değil. Ama ilginçtir Nisâ 3’teki çok eşlilik zulmü Müslüman kadınların yaşamını bügün kararttığı halde insanlar ona KÜTÜK GİBİ duyarsız.
*
Yetmedi. Çok eşçi yorumlardaki şu ipe sapa gelmez iddiaya bakın. Yüce Allah gûya diyormuş ki: “İkişer üçer dörder kadınla evlenmeniz zulümse ellerinizin altındaki cariyelerle evlenin.” İyi ama nasıl o kadınlar çok eşse cariyeLER de çok eş. Allah hâşâ “Çok eşli olmanız zulümse çok eşli olun!” der mi?
Yargıçların Yargıcı bir yandan 4:82’de “Kuran’ı Allah’tan başkası indirseydi içinde bir çok çelişki bulurlardı,” diyecek, bir yandan da ÇOK EŞLİLİK ZULÜMSE ÇOK EŞLİ OLUN diyecek. Der mi? Samimi bir inanırsanız bunu elbet reddedersiniz.
Ayetlerin doğru çevirisi şöyle olabilir:
Yetimlere mallarını verin. Temizi pisle değiştirmeyin. Onların malını kendi malınızla yemeyin; büyük günahtır bu -hûban kebîra (2). YETİMLERE ADİL OLAMAMAKTAN KORKUYORSANIZ SİZE YETKİ VEREN KADINLARIN İKİŞERİNİ VE ÜÇERİNİ VE DÖRDERİNİ EVLENDİRİN. AMA BUNDA DA ADİL OLAMAMAKTAN KORKUYORSANIZ YALNIZCA BİRİNİ. YA DA YEMİNLE EDİNMİŞ OLDUKLARINIZI. DARLIĞA DÜŞMEKTEN KURTULMANIZ İÇİN UYGUN OLAN BUDUR (3). Kadınların mallarını karşılıksız iade edin. Ama onlar kendiliklerinden birazını size bırakırlarsa çekinmeden ve sağlıkla yiyin (4). Allah’ın izniyle sizi ayakta tutan malları, aklı ermeyenlere vermeyin. Ama onları yedirin, giydirin ve hoş tutun (5) Yetimleri evlenme yaşına erene kadar sınayın; onları olgun buluyorsanız mallarını kendilerine verin; büyürler diye aceleyle israf etmeyin… (6).
Burada inananlara söylenen şudur:
Yanlışlıkla yetim malı yiyip “hûban kebîra” yani o “büyük günah”ı işlemekten korkuyorsanız ELİNİZDE YETİM MALI TUTMAYIN. Yaşına eren yetimelerinize mallarını devredin (4:6) ve o arada size yetki veren yetim kadınları ikişer üçer dörder evlenDİRin (enkihu).
Ama yetimelerinizin Allah’ın izniyle sizi de ayakta tutan malları ile (4:5) yatırım yaptıysanız ve topluca evlenmek isteyen sahibelerine iade etmek üzere hepsini bir anda denkleştirmek sizi malî darlığa sokacak ve yetimelerinize eksik mal verip haksızlık etmenize yol açacaksa yalnızca bir yetim kadını evlendirin.
Ya da sevabına iyilik etmek istiyorsanız yeminle sahip çıktığınız garibanları (ma melekeket eyman ukum) evlendirip saygın birer çift olarak topluma kazandırın. Onların malı yok. Mal devri söz konusu olmadığına göre onların topluca evlendirilmesi sizi malî darlığa düşürmez.
*
Özetle, çok eşlilik ŞUNUN BUNUN DİNİNDE helal sayılabilir ama ALLAH’IN DİNİNDE haramdır. Ahzab 52 onu Allah’ın Elçisine DOĞRUDAN, ümmetine ise DOLAYLI olarak haram eder; Nûr 32 ise doğrudan bütün inanırlara:
Ve bekarlarınızı evlendirin
Ve eNKiHu’l eyâmé minkum
Yüce Allah’ın istisna tanımayan buyruğudur bu. Yani Allah “Bekarlarınızı evlendirin AMA…” demez; aması maması yok, EVLİLERİN evlendirilmesi haramdır çünkü zulümdür. İnsanlara kendileri zulmediyor; Allah asla zulmetmez (Yûnus 44, Âl-i İmran 182).
Yüce Allah’ın Nûr 32′de evlenenlere değil evlenDİRenlere sesleniyor olması önemli. Kim onlar? Nikah aktine TANIK olanlar ve akti KAYDA geçiren memur. Onlarsız nikah olmaz. Hayrettin Karaman (5) bunu şöyle dile getiriyor: “…nikah akdini bir başkası değil, iki taraf yapar; akit, aralarında evlenme engeli bulunmayan bir kadınla bir erkeğin, ŞAHİTLER huzurunda, karşılıklı rızaları ve irade beyanları ile kurulur/oluşur… Resmî nikah ayrıca KAYIT altına alındığı için evlilik hukukunu koruması, güvence altına alması bakımından dinin amacına daha da uygundur.”
Tanıklar ve memur, evlenenler bekar mı evli mi ona bakacak. Evliyseler tanık olmayı ve nikah kıymayı reddecekler; yalnızca bekarları evlendirecekler; evlileri evlendirmek Allah’a isyandır, haramdır.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
__________________________________
(1)Hak Dini Kuran Dili
(2)The Guardian, 8 Ağusutos 2000
(3)Kuran Mesajı
(4)İslam Nasıl Yozlaştırıldı, S. 225
(5)(http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00073.htm)
Kaynak: hanifdostlar
13 Mayıs 2008, 17:30 tarihinde.
bu yazıların kaynağı nedir kimdir çok merak ediyorum
14 Mayıs 2008, 20:19 tarihinde.
“Merak ediyorum; acaba Allah’ın Elçisi çok eşlilik evlilikleri Risalet’ten önce mi sonra mı yaptı?” (haktansapmaz)
Ahzab 37 Hz Muhammed’in Zeyneb’le yaptığı GÖREV evliliği hakkında. Ahzab 50 ise ona akrabalarının kendisiyle HİCRET eden kızlarını eş olarak helal kılıyor. Bunların Risalet’ten sonra yapılan evlilikler olduğu kesin.
“Hasan Akçay’ın tesbitine göre, bu bir zulum olmalıdır.”
Eş üstüne eş gitmek zulüm değil de hoş bir şey olsaydı Allah onu Ahzab 52 ve Nûr 32’de haram kılmazdı. Bu, İLAHî kanıt. BEŞERî kanıt ise, istisnasız bütün tefsirler. Çok eşliliğin zulüm olduğunu istisnasız bütün müfessirler söylüyor. Örneğin Elmalılı.
“Peki bu durumda, bu zulmun sorumlusu kim ola?”
ÇOK İLAHLI zulmün sorumlusu kimse ÇOK EŞLİ zulmün sorumlusu o. Bakın, bir kimsenin evlatlığını öz evladı sayıp ona kendi adını vermesi şirktir. Zeyd’i Hz Muhammed’in özoğlu, Zeyneb’i de onun özgelini sayan şirkin sorumlusu kim?
Sevgi ile,
Hasan Akçay
19 Mayıs 2008, 17:31 tarihinde.
Bende kaynağını merak ediyorum ayetleri inceledim gerçekten çarpıtmalarla kendine göre yorum yapmalarla dolu bir yazı.Mesela allah iki kız kardeşi birden almayı yasaklamış arapların bu adetinin artık kalktığından bahsetmiş ama yazarımız çok eşlilikten dolayı bu karar verilmiştir diye kafasından uydurma nedenler çıkarmış.
Yazının gerçekle alakası olmadığını düşünüyorum
Ayrıca nisa sursini evlendirin diye çeviren kardeşim ayetin tamamını okumuyor herhalde mesela orda yetinmezseniz diye bir kavram var veya adaleti sağlayamazsanız sağ elinizin malik olduğu ile yetinin diye bir kavram var ne yani evlenmede adaleti sağlanmaktamı bahsedilmekte tamamen yanlış bir yorum
Burdanda alemlere rahmet olarak gönderilmiş ve kuranın açıklayıcısı olan peygamberimizin açıklamalarınının ÖLÇÜLÜ DAVRANDIĞIMIZ SÜRECE ne denli önemli olduğunu sünneti reddin mümkün olmadığını görüyoruz çünkü bu tip insanlar çıkıp kuranı kendilerine göre yorumladıkları sürece kurana inanan kişi sayısı kadar metinden farklı yorumlar çıkaran gözü dönmüş kalpleri hastalıklı insanların çıkardığı ekoller dinlr çıkar
selametle
ceyhun K.
ateizmincokusu.wordpress.com
21 Mayıs 2008, 10:36 tarihinde.
“Mesela allah iki kız kardeşi birden almayı yasaklamış arapların bu adetinin artık kalktığından bahsetmiş ama yazarımız çok eşlilikten dolayı bu karar verilmiştir diye kafasından uydurma nedenler çıkarmış.” (ceyhun)
O karar elbet İKİ kız kardeşten yani “ÇOK eş”ten dolayı verilmiştir.
Önce lütfen şunu aklet: İKİ “bir”den “ÇOK”tur. Sonra sor kendine: eşin ölünce onun kız kardeşiyle evlenmen helal olduğu halde İKİ kız kardeşi BİR ARADA alman neden haram; “bir”den ÇOK EŞ iyidir de ondan mı, zulümdür de ondan mı?
Amacımız önyargısız, iyi niyetli bir müzakereyle gerçeği ortaya çıkarmaksa buna cevap verelim önce. Yoksa iletişimsizliğe saplanır kalırız; her birimiz tek kürekli bir kayık gibi gıdım ileri gidemeden kendi etrafımızda döner dururuz.
Çok eşlilik zulümdür. Bunu Nûr 32 ve Ahzab 52′de EŞ ÜSTÜNE EŞ alınmasını yasaklayan Allah söylüyor. Artı, İSTİSNASIZ bütün müfessirler söylüyor. Örneğin Elmalılı’ya bak. Aç gözlerini, kardeşim. Gör bu gerçeği. Kim yapıyor o zulmü; Allah mı; “Allah hiçbir şekilde zulmetmez; insanlara kendileri zulmediyor!” diye diye? (Yûnus 44)
*
KARDEŞLERİN bir arada eş alınmasının haram olması, BAŞKALARININ bir arada eş alınmasını helal kılmaz. Tıpkı NAMAZ KILARKEN sarhoşluğun haram olması BAŞKA ZAMANLARDA helal olmasını nasıl sağlamıyorsa.
Çünkü BAŞKA KADINLARIN bir arada eş alınması da haram ilan edilmiştir. Ahzab 52 ve Nûr 32 bak. Tıpkı sarhoşluğun HER ZAMAN haram olduğu ilan edildiği gibi. Mâide 90’a bak.
Aç gözlerini, kardeşim; Mâide 90′ı gör. Aç gözlerini; Ahzab 52 ve Nûr 32′yi gör. Yoksa sen Kuran’ın bir kısmına inanıyor, bir kısmına inanmıyor musun?
“Ayrıca nisa sursini evlendirin diye çeviren kardeşim ayetin tamamını okumuyor herhalde mesela orda YETİNMEZSENİZ diye bir kavram var veya adaleti sağlayamazsanız sağ elinizin malik olduğu ile yetinin diye bir kavram var ne yani evlenmede adaleti sağlanmaktamı bahsedilmekte tamamen yanlış bir yorum.”
Arapça metinde yani Allah’ın sözleri arasında YETİNMEZSENİZ diye bir kelime yok. İlgili ayetlerin anlamını verdim. Nisâ 3’ü BÜYÜK HARFLERLE vurguladım. “Burada inananlara söylenen şudur” diyerek açıklamaya çalıştım. Orda senin “sağ elinizin malik olduğu” diye andığın YEMİNLE EDİNDİKLERİNİZ de var –ma meleket eyman ukum. Lütfen oku.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
24 Temmuz 2008, 04:52 tarihinde.
Carpitmalarla dolu bir yazi… Efendimiz (sav) in belli bir sayidan sonra tekrar es almamasi emredilmistir.Bunla birlikte muslumanlara da evliliklerini en cok 4 ile sinirlamalari emredilmistir.Bunun disinda yazilanlar kisinin kendi dusuncesidir.Herkes kendi dusuncesiyle amel edebilir ama bunu dini hukum haline getiremez.Yorumlarda da goruldugu gibi elhamdulillah insanimiz sagduyuludur ve boyle yutturmalara gelmemektedir. Biz artik yasam tarzimiz nedeniyle birden fazla es edinmemekteyiz, kanunen de yasaklanmistir.Benim yalnizca bir esim var ve ikinci bir hanimla da evlenecegimi hic zannetmiyorum ama burada dinin bir hukumu soz konusu ve bunu dosdogru oturtmak durumundayiz.
Dini hukumleri verirken insanin cok ama cok dikkatli olmasi gerekir. Maazallah kilpayi kadar yanlis laf imandan eder insani.Bos teneke cok ses verir, o nedenle kesinkes bilinmeyen konularda yazi yazmamak, kendini bos yere atese atmamak akil sahibi insanin yapacagi istir…
21 Ağustos 2008, 22:24 tarihinde.
benimde aklımın aLmadığı nokta neden birden fazla eşliliğe izin verilmiş bunun mantıklı bi açıklaması yokmu?herkes hasan akçayın söylediklerine karşı çıkmış ama 4 eşliliğin neresi mantıklı bunu açıklayan yok.Zaten herkes biliyorki tek eşlilik doğru olandır.ALLAH sadece o dönem müslümanlığın daha fazla yayılması ve müslümanların daha fazla çoğalması için çok eşliliğe izin vermiş olamazmı?
02 Eylül 2008, 06:56 tarihinde.
Bu ne biçim site?
Laiklerin,zindiklarin,islamofoblarin siteleri bundan daha iyi.En azindan ne istediklerini biliyoruz.
Ne curetle, haşa Kur’an da insan katkisi oldugunu yazabiliyorsunuz?
Salman Rüstüden farkiniz yok sizin!
Hepinizde dinden çikmissinizda haberiniz yok.
Allah size hidayet nasip ede.
03 Eylül 2008, 01:14 tarihinde.
SELAMLAR!
Yunus arkadaşımız, (Bunla birlikte muslumanlara da evliliklerini en cok 4 ile sinirlamalari emredilmistir.) Bu emri bize kim neye göre nasıl vermiştir,neden Kuran dışı şeyler hakkında hayatımızı yönlendiriyoruz anlamadım,atalarımızın dininde olmaya devam ediyoruz,hepimizi RABBİM zikrinden doğru yolundan ayırmaz İNŞALLAH.
13 Eylül 2008, 14:58 tarihinde.
Selamlar
وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ مَثْنَى وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ذَلِكَ أَدْنَى أَلَّا تَعُولُوا
1-) Görüldüğü üzere fenkihu şeklinde harekelenmiştir. fe inkihu şeklinde değil. Burda yanlış bir itiraz var.
a) Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. [diyanet vakfı] nisa/3
b) Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır.
[ali bulaç] nisa/3
c) Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur. [yaşar nuri öztürk] nisa/3
d) eğer yetimlerin haklarını gözetemiyeceğinizden korkarsanız size halâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâh edin ve eğer bu surette adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız o zaman bir tane veya milkiniz cariye alın, ağmamanız için bu daha muvafıktır [elmalılı orj.] nisa/3
2- sebe 19′da söylenen doğrudur. M. Esad’ın böyle bir itirazı vardır.
i) Ama onlar, tutup şöyle dediler: “Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaştır!” Böylece kendilerine zulmettiler de biz de onları efsaneler haline getirdik; hepsini darmadağın ettik. İşte bunda, gereğince sabreden, yeterince şükreden herkes için elbette ibretler vardır. [sebe 19 yaşar nuri öztürk]
ii) Sebe 18. Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: ‘Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın’ (dedik).
Sebe 19. Onlar ise: ‘Rabbimiz, seferlerimizin arasını aç (şehirlerimiz birbirine çok yakındır) dediler ve kendi nefislerine zulmetmiş oldular. Böylece onları efsaneler(e konu olan bir halk) kıldık ve onları darmadağın edip dağıttık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.
iki ayet birlikte düşünüldüğünde
Sebe 18 Biz, [o toplumun çöküşünden önce,] kutsadığımız şehirler ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan [birçok] kasaba yerleştirdik; ve böylece [onlar için] seyahati kolaylaştırdık, [ve adeta] “Bu [topraklarda] hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!” [dedik].
Sebe 19. Buna rağmen onlar, “Rabbimiz seyahat menzillerimiz arasındaki mesafeyi uzattı!” dediler. 27 Ve böylece kendi kendilerine zulmetmiş oldular. Biz de bunun üzerine onları [geçmişin] efsane[lerinden biri]si haline döndürdük ve darmadağın ettik. 28 Kuşkusuz bunda, sıkıntılara göğüs geren ve [Allah’a] gönülden şükredenler için alınacak dersler vardır. [muhammed Esad]
temel iki farklı çevri karşılaştırıldığında birinde az olan mesafeyi uzak kabul edip isyan vardır. diyerinde çok yakın şehirlerden rahatsız olup aranın açılmasını isteyen memnuniyetsiz bir kavim vardır.
14 Kasım 2008, 03:36 tarihinde.
SELAMUN ALEYKÜM
kendin icin yapilmasini istemedigin birseyi baskasi icin nasil istersin
siz erkekler yanlizca nefsinizi düsünüyorsunuz
HZ ALLAH i düsünseniz böyle belalar gelmez basimiza
MÜSLÜMAN lik icin ne yapiyorsunuz ?
kominisleri ,hiristiyanlari,ateisleri evlenerek nikahlayarak MÜSLÜMAN ettiginizimi saniyorsunuz 4 tane kadin nikahlayarak MÜSLÜMAN erke oldugunuzumu zannediyorsunuz siz kendinize kötülük ediyorsunuz
insanlara kötülük ediyorsunuz
yetim öksüz cocuk cok ülkemizde neden mi?
cünki sizin gözünüz doymuyor
doyacak bir gün!!!!
MÜSLÜMAN gibi görünüp MÜSLÜMAN olmayanlar cogaldi
bunun sorumlulari da yanlizca erkekler neden mi ? nefsiniz cok pis igrenc
bencil namus kavramini bile degistirdiniz
sapik iliskiler cogaldi hos görülüyor artik
erkek seniz reis seniz aga saniz pasa saniz
HZ ALLAH icin dogru seyler yapin ben 3 kari aldim arkadasim sen daha 2 ci desin diye birbirinize kötülük etmeyin
ananizi bacinizi kizinizi düsünün yeter artik
bir bayan olarak nefsine hakim olamayan erkekle beraber yasamak istemem cünki o adam CEHENNEMLIK tir uzak olsun öylesi !!!
SIZI DOKUZ AY KARNINDA TASIYAN ANANIZA SAYGILI OLUN !!!!!
CENNET ucuz degil herkes istedigini alamayacak
son bisiy söyleyim
HZ ALLAHIN DEDIGI OLUR OLACAK
sorgu gününde hesapta görüsmek üzre
haydi kalin saglicakla
15 Kasım 2008, 00:29 tarihinde.
katılmamak elde değil bir erkek olarak yazılanların hepsine katılıyorum,,,,,
19 Kasım 2008, 01:37 tarihinde.
dünya daki kadın nüfusunun erkek nüfusuna oranı yaklaşık %51. Arabistan da kadın haklarının olmaması sebebiyle zengin erkekler 4 kadınla evleniyorlar, fakir erkekler ise sapıklık içindeler. bunların bize birşeyler anlatıyor olması gerekir.