KUR’AN - AKIL VE MÜKELLEFİYETİMİZ
Selam
Konuya bakışımıza derinlik kazandıracağına inandığımdan, önce akıl kelimesinin bazı sözlük anlamlarına bir bakalım :
Akıl :
1- İnsanda bulunan ve vücuttaki yeri , işleyişi kaydedilemeyen ,düşünce,anlama ve tedbir alma hassası,us
2-İdrak,anlama,fehim,kavrayış,zeka.
3-Düşünce,fikretme.
4-Sadece maddi şartlara göre , duyuların verilerini dikkate almadan belli kalıplar içinde dar ve hesabi düşünme.
5-hafıza,hafıza kuvveti.
6-rey,tedbir,tavsiye,görüş.
Akıl fiilin lalasıdır: Akıl hareketlerimizi yönlendirir,akıl hareketlerimize hocalık eder.
Akl-evvel: Allah , yaradılıştan olan akıl,en yüksek derecede anlayış.
Akl-ı kül: Tabiatta görülen ilahi nizam.
Akl-ı selim: Doğru karar verebilen ,selamete eren akıl,sağduyu.
Aklın miskalesi ilimdir: Akıl ilmi ölçü alır.
İslam fıtratı üzerinde yaratılan ve Dünyaya bu vaziyette gelen insanoğlunun , beraberinde getirdiği bir akıl-fıtrat programı vardır. Bu program akl-ı kül ile örtüşmekte , yaradılış amacı gereği kendisini yaratanın verdiği misyonu üstlenmektedir. Bu üstlenme aşağıdaki Ayetlerde açıkça görülmektedir:
7 Araf 172-173-174:
172 VE SENİN RABBİN, her ne zaman Âdemoğulları’nın sulblerinden onların soylarını çıkaracak olsa, onları kendileri hakkında tanıklık etmeye çağırır: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Onlar, cevaben: “Elbette!” derler, “Buna tanıklık ederiz!”139
Hem de Rabbin , Adem oğullarından bellerindeki zürriyetlerini alıp ta,onları kendi nefislerine şahit tutarak : ” Ben sizin Rabbiniz değil miyim?(dedi)onlarda: evet Rabbimizsin ,şahit olduk dediler.(bu şahit tutuşumuzun sebebi ) kıyamet günü:”bizim bundan haberimiz yoktu” dememeniz içindir.
Yahut ” atalarımız daha önce ortak koştular.biz onlardan sonra gelen bir nesildik, şimdi o batıl yolu kuranların yaptıkları yüzünden bizi helak mı edeceksin? ” DEMEYESİNİZ !
İşte biz ayetleri böylece açıklarız.umulur ki inkardan Tevhide dönerler.
Peki bu misyonu üstlenmiş olma hali ve beraberinde getirmiş bulunduğu yeterli donanım, Muvahhid olmak için Adem oğluna yeterli olmakta mıdır? Yaşadığımız pratik hayat bize bunun yetmediğini göstermektedir…
Fabrikasından ilk üretildiğinde bir takım özellik ve donanımlara sahip ancak program gerektiren bilgisayara benzetelim bir an için. İşte buna benzer şekilde İslam fıtratıyla Dünyaya donanımlı gelen insanın mükellefiyetini icra edecek ,halifelik görevini yerine getirmesini sağlayacak BİR İLAHİ PROGRAMA ihtiyacı vardır. Bu program korunmuş, çelişkisiz, batını olmayan, açık ,net, kendi kendini açıklayan, kullara bilmece-bulmaca çözdürmeyen , uyulduğunda cehennemden kurtarıp cennete kavuşturacak,tek başına yeterli ve nakıslığı / eksikliği olmayan bir meşru yaşam klavuzu olmalıydı. Tıpkı Kur’an’ı Kerim gibi. Her şeye kadir olup her şeyi bilen Yüce Allah’ın elbette buna gücü yetecekti ve elbette bizi kurtaracak olan bu programı bize göndermeyi unutacak değildi.
12 Yusuf 111:
Andolsun onların ( geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin)kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır.bu Kur’an uydurulabilecek bir hadis ( söz ) değildir. Ancak o kendi önündekinin tasdiki ,herşeyin açıklayıcısı ve iman edecek topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir.
Yüce Rabbimiz korumasına almış olduğu, Kur’an’ı Kerim ilahi programını , kendisinden hikmeti dileyerek , ihlasla ve takvayla okuyup anlamamızı , AKLIMIZA ,KALBİMİZE, RUHUMUZA nakış gibi işleyip yüklememizi istemektedir bizden. Yaradılışta beraberimizde getirmiş olduğumuz donanım, o zaman gerçek ve meşru işlevini yerine getirmiş / tamamlamış olacaktır. Bunu başarabilen salih kulların aklı, kalbi, kulağı, gözü, duyuları bu programın yönlendirmesiyle çalışacağından en az hata ile kulluğunu tamamlama bahtiyarlığına erecektir. Tabi ki hidayet Allah’ tandır.
Bu ilahi programın sürekli okunan ve sürekli yüklenip , devamlı güncellenen özelliği de vardır. Gündelik yaşamını sürdüren insan , her gün yeni bir şeyler öğrenmekte , akl-i melekelerini geliştirmektedir. Bu durumda benimseyip aklına yüklediği ayetlere ,şüphesiz her gün daha geniş bir perspektiften bakacak, yani ayetin anlamını en güncel uyarsamalarıyla bulacaktır. Tıpkı yeni yeni keşfedilen bazı bilimsel verilerin , ilgili ayetlere farklı bakışla baktırması gibi.
Peki bütün bu güzellikler olacakken lanetli şeytan tatil mi yapacak? Tabi ki boş durmayacak. Görevini layıkıyla yapmaya çalışacak elbette:
1-Öncelikle Kur’an ilahi programının anlaşılamaz bir kitap olduğunu , aklımızın onu anlamaya yetmeyeceğini ,-onu kendi aklımızla anlayamıyacağımızı , ancak ve ancak 80 ham ilim, 150 yan ilim okumuş, mutlaka ve mutlaka meşhur olup ,çok çok iyi bilinecek kimselerden öğrenebileceğimizi,
2-Kur’an ilahi programının yetersiz olduğunu , hadislerin Kur’andaki eksikliği tamamladığını , hadisler olmazsa idi İslamın eksik kalacağını, maazanallah bu ilahi dinin kaybolup yok olmaması için sünnet’i seniyyeye, sımsıkı yapışmamız, zinhar o sözleri Kur’an a aykırı, kendi içinde çelişkili bile görsek yinede en kuvvetli şekilde yapışmamız gerektiğini,
3-Ayetlere bakarsak bile hemen karar vermememiz gerektiğini, çünkü bazı ayetlerin Peygamberin hadisiyle neshedilip geçersiz sayıldığını,
4-Korunmamış hadislerin bize verecekleri süper karartan gözlüklerle Allah tarafından korunmuş olan ayetlere bakıp o prosedürle ayetleri yorumlamamız gerektiği,
5-Eğer hadisler, mezhepler, cemaatler, tarikatlar bilmem ne fırkalar yüzünden hala bu dinden istifamızı vermemişsek ve hala Kur’an ı okumayı bırakamıyorsak , o zaman beyin hücrelerimizden bir tanesine bir ayet yüklemişsek, mutlaka yanındaki komşu hücreye bu ayet ve bir sonraki hadisle çelişecek hadisler yerleştirmeyi ve daha bir çok iğva edecek ilhamı dostları üzerinden bize tavsiye ve emirde bulunur. Böylelikle dinimizi parça parça etmeye, bizi şaşkınlığa düşürmeye çalışır.
AKLETMEYELİM Mİ?
İSLAM= Kur’an + hadisler+ içtihadlar+ kıyas’ı fukaha vs.vs. formülünü kutsallaştırıp yüz yıllardır uygulayan 1.5 milyarlık ”ben İslamım ” diyen alemin bir kaç milyonluk Allah ve Peygamber düşmanı vahşi ötesi insan(!) tarafından uğratıldıkları zulmün karşısındaki şu zelil durumuna bakmak / görmek her şeyi açıklamıyor mu? Dünyanın öbür ucundan Irak’a gelen coni yaratığının , ” yolda gözümüze kestirdiğimiz Irak ‘ lı bir kadına zorla evinde tecavüz ettik ” itirafı hala akletmemizi, nerede yanlışlıklar yapıldığını düşündürtmüyorsa , o halde Allah ‘ın emri gelene kadar bu azabı hep birlikte çekip, bekleyeduracağız.
Daha Dünyaya gelmeden mezhebimiz,emir ve görüşlerine ” bila kaydu şart ” uymamız gereken din büyüklerimiz, Ayetlerin batını, hatta batınının batınını soracağımız meşhur ulema hepsi eksiksiz belirlenmiş ve ama içtihad kapısı ( o neyse ) kapatılmış.
Ehl’i sünnetin iddia ettiği kütüb-ü sittedeki peygamber sözlerini imamiye şiası reddetmekte, imamiye şiasının iddia ettiği el Kuleyni’nin usul-u kafi deki peygamber sözlerini ehl-i sünnet reddetmekte,vehhabilerin iddia ettiği Ahmet ibn-i Hanbel’ in müsnedindeki hadisleri diğerleri reddetmektedir. Bunlar İslam zannettikleri dinlerini parça parça etmişler ve hala ilahi dinin bu olduğunu iddia edebilmektedirler. Bunlar Allah ‘ın kendilerine vermiş olduğu o güzelim aklı ne zaman kullanmayı düşünüyorlar? Yoksa cehennemde yanarken acıyı daha iyi hissedebilmek için mi bekletiyorlar. İnşaallah daha önce akıllarını kullanıp, yalnız Kur’an dan sorumlu olduklarını akledip , tevbe eder ve kurtulurlar/ kurtuluruz. Aksi halde:
Yunus 100:
Allah’ın izni olmadıkça hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır.
Enfal 22:
Çünkü yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü , gerçeği akıllarına koymayan o sağır ve dilsizlerdir.
İsra 41:
Biz bu ikazı bu Kur’an da türlü şekillerde açıkladık ki , düşünüp akıllarını başlarına alsınlar. Oysa bu onların ancak ürkekliğini arttırıyor.
Taha 126:
Allah : ” öyle , sana ayetlerimiz geldi de sen onları unuttun. Bugün de böyle bırakılacaksın.
Taha 128:
Yurtlarında yürüyüp durdukları kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmemiz kendilerini doğru yola sevketmedi mi? Muhakkak bunda ibret alacak akıl sahipleri için bir çok deliller vardır.
Enbiya 10:
Andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki , bütün şanınız ondadır, hala akıllanmayacak mısınız?
Yasin 62:
Böyle iken yüceliğime karşı o ( şeytan) içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. O zaman akıllarınız yok muydu?
Zümer 18:
Onlar ki sözü dinler, sonrada en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah’ ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
Sözün en güzeline davet etmek / edilmek , bu yetmez mi?
selam ve dua ile.
Hasan Öktem