Cariyelik yok İslamda

Hasan AKÇAY , Hanif Dostlar

Cariyeler diye çarpıtılan “ma meleket eyman”ın evlatlık konusuyla yakından ilgisi var. Önce “cariyeler”e bir göz atalım.

Mevcut meallere göre Nur 33’teki MA MELEKET EYMAN, “köle”dir; “cariye”dir. Ayetteki KİTAB ve KÜTİBE kelimeleri onların para karşılığı özgür bırakılmasıyla ilgilidir.

Bu meallendirme bana yanlış geliyor. Bence çeviri şöyle olmalı:

Ant içip aldıklarınız izin isteyince onlara İZİN verin.
Vellezîne yebtegûne’l KİTÂBE mimma meleket eymanüküm fe KÂTİBÛHÜM

Buradaki KİTÂB ve KÜTİBE ant içip bakımı üstlenilen kimselere verilecek evlenme iznini dile getiriyor; köle özgür bırakmayı değil.

“Köleyi özgür BIRAKMAK” anlamına gelen fiil ise “tahrîr“dir. “Hür”den gelir ve “boyun” anlamındaki “rakabe”yle kullanılınca taşıdığı anlam, “boyunduruğu çözmek” olur.


Örneğin:

Yemin edip bile bile dönerseniz bunun cezası
bir boynu çözmenizdir – TAHRîRU rakabe (5:89; 58:3)

Bir mümini yanlışlıkla öldüren kişi
inanan birinin boynunu çözüversin – fe TAHRîRU rakabetin müminetin

***

Bir de boşanmak isteyen kadınları “serbest BIRAKMAK” anlamına gelen TESRîH kelimesi var.

Örneğin:

onları
ya güzellikle tutun – fe emsik ûhünne bilma’rûfin (2:231)
ya da güzellikle BIRAKIN – ev SERRİHÛ hünne bima’rûfin

(atları dört nala) SALINCA
ve hıyne TESRîHÛN (16:6)

Ey peygamber! Eşlerine de ki:
Sizi güzel bir salışla SALIVEREYİM
Ve ISRIH künne serahan cemîla (33:28)

Kendileriyle hiç yatmadığınız eşinizi
güzel bir salışla SALIVERİN
SERRİHÛ hünne serahan cemîla (33:49)

***

“Mukatebe”ye gelince, bu fiil “izin vermek” ve “yükümlü kılmak” anlamına geliyor ama noter eliyle yapılmışcasına resmiyet ve kesinlik kazanmış bir şekilde.

Kuranî kullanımdan işte birkaç örnek:

Allah’ın size yazıp öngördüğü şeyi arayın
Ve’btegû ma KETEBE ‘llahü leküm (2:187)

Size oruç görevi yazıldı
KÜTİBE aleykümü’s siyâm (2:183)

Size savaş görevi yazıldı
KÜTİBE aleykümü’l kıtâl (2:216)

Size hakkaniyet yazıldı
KÜTİBE aleykümü’l kısas (2:178)

Size vasiyet etme görevi yazıldı
KÜTİBE aleyküm… vasiyyet… (2:180)

Öngürülüp yazılan süre dolana dek
hattâ yebluğa’l KİTÂBÜ ecele (2:235)

Özetle MA MELEKET EYMAN, bakımı üstlenilen kız ve erkek çocuklardır; köle ve CARİYE değil. MUKATEBE ise onların evlenmesine İZİN vermek anlamına geliyor.

İslamda CARİYELİK yok!

ANT İÇİLİP EDİNİLENLER

Kuran’daki ant içilip edinilenler başka, cariyeler başkadır. Ama Erkekler Klübünün militanlığını yapan Elmalılı, Ateş, Karaman misillu ulema onları bir sayıyor ki bu, “Ha Allah’ın dini ha firavunun dini!” anlamına gelir:

Firavun Musa ve Harun hakkında şöyle dedi: “Bunların halkı bizim kölemiz olup dururken biz bu ikisine imi inanıcaz?!” (23:47)

bizim kölemiz olup dururken
ve kavm ühüma lena âbidûn

Evet, firavunun dininde kula kulluk edip köle olmak var. Ama Allah’ın dininde kula kul olmak var mı ki kölelik, cariyelik caiz olsun?

***

İtiraz: Pekiiii… Diyanetin Kuran mealinde de bahsi geçen “köleler” ve “cariyeler” noluyor?

Cevap: Onlar savaşta esir alındıktan sonra parayla alınıp satılan gerçek köleler ve cariyelelerdir; “ant içilip ediniler”den tamamen farklılar.

Örneğin Nur 32′de anılırlar:

Bekarlarınızı evlendirin
Ve enkihu’l eyame minküm

ve dürüst KÖLELERİNİZİ ve CARİYELERİNİZİ
ve’s salihîne min İBÂDİKÜM ve İMÂİKÜM

Bu itirazla ilgili olarak söylenmesi gereken iki şey var:

(1)”Köleleriniz” ve “cariyeleriniz“in Arapça metindeki karşılığı “ibâdiküm” ve “imâiküm“dür; klüpçü ulemanın öyle öne sürdüğü gibi MA MELEKET EYMANÜKÜM değil.

Ma meleket eymanüküm, sizin YEMİNLE ya eş aldığınız kadınlardır yani özel nikahlı eşleriniz (23:6; 33:50; 33:52; 70:30) ya da yine YEMİNLE bakımını üstlendiğiniz erkek ve kız çocuklar (4:3; 4:24; 4:25; 24:31; 33:55).

Diyanetin ya da başka birinin Kuran çevirisinde örneğin CARİYELER kelimesi varsa hemen inanmayın. Arapça metne bakın. Eğer, Nur 32′de olduğu gibi, orada İMÂİKÜM deniyorsa çeviri doğrudur; yok, MA MELEKET EYMANÜKÜM deniyorsa çeviri yanlıştır.

(2)Kuran, köleliğin BİR ÇIRPIDA yasak edilmesini hükme bağlıyor. İçten inananlar o ayetlerin vahyinden sonra artık köle edinmiş olamaz.

Nur 32′de anılanlar ise yasak hükmünden önce edinilmiş olan kölelerdir; ki her fırsatta özgür bırakılıp TASFİYE edilmek durumundadır.

Nur 32 zaten bu tasfiye işlemine bir misaldir. Allah o ayette “Köle ve cariyeleri evlendirin ki özgür olsunlar; cariyelikleri, kula kullukları sona ersin!” diyor.

Ant içilip edinilenler ise onlardan tamamen farklı. Allah’ın dininde “ellerinizin altında sahip olduğunuz (CARİYELER)” diye bir hin oğlu hinlik yok.

EVLİ CARİYELERLE EVLİLİK

EVLİ cariyelerle evlenmek caizmiş. Bu pisliği Allah’ın dinine sıvaştırmak için Nisa 24′teki ma meleket eyman üküm üzerinde oynuyorlar:

Ve’l muhsenatü min en nisâi illa ma meleket eyman üküm.

Ve’l muhsenatü min en nisâi: korunan kadınlar
illa: hariç, fakat
ma: ki onlara

eyman üküm: yeminleriniz
meleket: sahip oldu

yeminle edindikleriniz
yani bakımını üstlendikleriniz

Ve korunan kadınlar. Ama bakımını üstlendikleriniz başka. (4:24)

Ne diyor Allah burda?
Cevapı bu ayette ve bir sonraki ayet olan Nisa 25′te.

Bunun ardından onları mallarınızla istemeniz helal kılındı
Ve uhılle ma verâe zaliküm en tebtegû bi emval iküm (4:24)

Demek ki
(1)hem bakımı üstlenilenler hem de bağımsız kadınlar (muhsenat) size helaldır
(2)ama bakımı üstlenilenlere yaklaşma şekliniz farklı olacaktır.

Nasıl farklı?

Onları sahiplerinin izniyle eş alın
Fenkihû hünne biizni ehlihinne (4:25)

İşte Allah’ın söylediği bu.

Bütün kadınlar İslamın koruması altındadır. Ama yetişkin kadınlar kendi kendilerini korurlar; kararlarını kendileri verirler. Örneğin dul kadınlar. Onlar “muhsenat” yani bağımsızdır. Evlenme teklifinizi onların kendilerine yaparsınız.

Öte yandan bakımı üstlenilenler, onları üstlenen ailenin koruması altındadır; evlilik için ailenin izni şarttır. Bakımı üstlenilmiş olanları, aileden isteyeceksiniz.

Bunun ardından
ma verâe zaliküm
yani bu farklı yaklaşımın ardından
onları mallarınızla isteyebilirisiniz (4:24).

Malî imkanlarınıza göre onlara mehir önererek, giderlerini karşıladığınız nişan törenleri yaparak, nişan yüzüğü gibi takılar alarak…

***

Nisa 24′te, eklemesiz çıkarmasız, söylenen budur. Ama bakın klüpçü ulema, bunu nasıl çarpıtır:

Bir de, harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. (Elmalılı)

Demek neymiş?

Sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna imiş; onların evli olanlarıyla evlenmeniz caizmiş.

El insaf… Bakın ayetin Arapçasına: Ve’l muhsenatü min en nisâi illa ma meleket eyman üküm. Mealdeki kelimeler orda yok.

Harp yok. Esir yok. Cariyeleriniz -imaiküm- yok. Evli cariyeler yok.

Peki, sizin “EVLİ cariyelerle evlenmek caizdir,” deyip İslamı bu kadar küçük düşürmeye hakkınız var mı?

EVLİ HRİSTİYAN VE MÜSLÜMAN ESİRELER

Kıbrıs’lı Rumların, savaşta esir aldıkları evli Müslüman kadınlarla evlenmesi caiz midir; razı mısınız? Peki. Kıbrıs’lı mücahitlerin, esir aldıkları evli Rum kadınlarla evlenmesi hak mıdır; caiz midir?

Nisa 24′ün “meal”lerini okurken bu soruların cevabını düşünün lütfen:

Arapça metin:
Ve’l muhsenatü min en nisâi illa ma meleket eyman üküm.

Lafzî çeviri:
Ve korunan kadınlar. Ama ant içip edinmiş olduklarınız hariç.

***

Mealler:

Harpte elinize geçmiş kadınlar hariç olmak üzere, nikahlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. (Y N Öztürk)

Ayrıca yeminlerinizin hak sahibi oldukları hariç, evli kadınlar … (E Yüksel)

Bir harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. (Elmalılı)

Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Sahibi bulunduğunuz câriyeler müstesna. (İ H Bursevî)

(Savaşta esir olarak) elinize geçenler müstesna, başkalarıyla evli kadınlarla evlenmeniz de yasaklandı. (Mevdudi)

(Savaşta tutsak olarak) ellerinize geçen (câriyeler) müstesna, evli kadınlar(la evlenmeniz) de haramdır. (S Ateş)

***

Süleyman Ateş’in mealini en sona yazdım çünkü o, kendi mealine koyduğu halde Arapça metinde karşılıkları bulunmayan kelimeleri parantez içine alma dürüstlüğünü göstermiş. Yani mealen “Bunları Allah söylemiyor; ben ekledim,” deyip bir bakıma özür diliyor.

Allah’ın sözleri içinde savaş kelimesi yok; esir yok; cariye yok, evli câriye yok; evlenmeniz yok.

Şimdi bir daha soralım:

Kıbrıs’lı Rumların, savaş sırasında esir aldıları evli Müslüman kadınlarla evlenmeleri caiz midir? Peki. Kıbrıs’lı mücahitlerin, esir aldıkları evli Rum kadınlarla evlenmeleri caiz midir?

Yani klüpçü ulemanın bu meallerde söylediğini İslamın Allah’ı sahiden söylüyor olabilir mi?

MEKKE’DE KARIMIN IRZI TEHLİKEDE

Camilerde toplantılar düzenleyip hacı adaylarına hac “menasık”ı hakkında bilgi veriyorlar. Ben üç toplantıya katıldım. Üçünde de üstüne basa basa şu uyarıda bulundular:

Mekke’de karınızla birlikte taksiye binerseniz aman dikkat edin. Karınız sizden sonra binsin; sizden önce insin. Yoksa şoför karınızı kaçırabilir.

Ama neden?

Mekke’li şoförler Müslüman değil mi? Müslüman. Yanımdaki hanımın benim nikahlı kadınım olduğunu göre göre ırzına mı geçecekler? Evet.

Aman Allah’ım! Aman Allah’ım!

Nur Suresi Çeviri-Yorum (Hasan AKÇAY)
Ahzab Suresi Çeviri-Yorum (Hasan AKÇAY)


Toplam Okunma: 1274 | Bugunku Okunma: 9 | En Son Okunma: 06.01.2009 - 21:39
Şu anda bu yazıyı okuyanlar: 1 (0 Üye, 1 Misafir and 0 Bots)

“Cariyelik yok İslamda” için 2 Yorum

  1. vermek istemiyorum diyor ki:

    Hasan Bey,

    kaç yıldır ara ara bu konu kafama takılır. son günlerde cinnet gecirecek duruma gelmistim. mealinizi biraz okudum. print alıp iyice okuyacagım. yazdıklarınız umarım doğrudur. Şunun için şüpheliyim böyle bir yanlış nasıl yapılır. Bu konu çok ama çok önemli. bir yığın hoca var bunu sordunmu uzun ama alakasız cevaplarla insanı oyalarlar.

    Allah sizden razı olsun.
    Daha iyice okumadan size mesaj atmadan edemedim.

  2. Muhammed Erman Suay diyor ki:

    Kafam iyice karıştı.Şimdi ellerinin altında bulunan ne demektir.2-3 kere okudum ama anlayamadım.Şayet ayrıntılı bir örnek verirseniz-mümkünse günümüzde olan- daha iyi olur.Ma meleket eymanukum mut’a evliliği mi demek oluyor yani?

Yorum Yapın

Related Posts from the Past: