REKAT SAYISININ FARZLAŞTIRILMASI ÜZERİNE (1)
17 İSRA SURESİ 110
De ki : ” ister” Allah” diye dua edin, ister ” Rahman ” diye dua edin. hangi isimle çağırırsanız O en güzel isimler hep onundur. bununla beraber namazda sesini pek yükseltme.kendin işitmeyecek kadarda gizleme.ikisinin arası bir yol tut. ”
Ayetteki mavi kısımın anlamı:
öyle ki, namaz kılarken okuduğun Ayetleri sadece kendine duyuracaksın. başkalarına eziyet vermemelisin.sesinin tonu/şiddetine dikkat et.
selam,
benim asıl üzerinde durmak istediğim konu bu Ayet değil. konu sadece namaz veya rekat sayılarıda değil aslında. asıl değinmek istediğim konu, dışarıdan ( Kur’an dışı her çeşit zanni yoldan) bir şekilde temin edilip, kutsallaştırılıp , sonrada ön kabüller/din haline getirilen bu beşeri bilgilerin , Kur’an da karşılığının aranmasıdır/ böyle müthiş bir gaflete düşülmesidir. namazda rekat sayılarının farzlaştırılması ise, bu gaflete sadece bir örnektir:
Kur’an da , namazın rekat sayılarını anlatmamış olan yüce Allah’ın , namazda Ayetleri hangi ses tonu/şiddeti ile okuyacağımızı buyurmuş olması sizcede çok önemli ve en ayrıntılı bir açıklama şekli değil midir?
peki, bizim bu Ayetten almamız gereken ilahi ders ne olabilir?
asırlarca Kur’an dışı bilgilerle dejenere edilmiş , bir sürü katkılar/ hadis iddiaları eklenmiş olan güzel dinimize yapılan ilavelerden bir taneside, farzlaştırılmış haliyle ” namazda rekat sayılarıdır ”
ne diyorlar? işte bakın Kur’an da kaç rekat namaz kılacağımız yazmıyor, iyiki hadisler/mezhepler var, olmasaydı namazdaki rekat sayılarını Kur’an da eksik olduğu ( açıklamadığı) için bilemeyecektik(!)
peki Yüce Allah ne buyuruyor?
”Ve le kad sarrafna lin nesi fi hezel Kur’an i , min kulli meselin fe eba ekserun nasi illa küfura ” Andolsun ki, biz bu Kur’an da tüm insanlar için bütün meseleleri sayıp dökmüşüzdür. her türlü misali çeşitli şekillerde anlatmışızdır. yine de insanların çoğu inkarcılıktan başkasını kabullenmediler. 17 İsra 89
bu Ayet e göre Allah , Kur’an da hiçbir şeyi eksik bırakmadığını emir buyurduğuna göre ( biz de Kur’an a iman ettiğimizi iddia ettiğimize göre) namazın farz olan rekat sayıları nerededir kardeşim?
sorun bence şuradadır:
KUR’AN dışından yani dışarıdan, bir şekilde ( hadisler/ mezhepler) yoluyla temin edilen/ üretilen/ icad edilen rekat sayıları ile ilgili bilgilerin, Allah’tan gelmiş gibi kutsal bilgi addedilerek/sayılarak farz haline getirilmiş olmasıdır.kullar Tevhid akidesine göre yalnız yüce Allah’a ait olan yetkilere saygısızca müdahale ederek, rekat sayıları tespit edip, sonrada bunları farzlaştırmışlardır.
bu da yetmezmiş gibi, kendi icad ettikleri bilgileri utanmadan Kur’an da arıyorlar.
bu da yetmezmiş gibi, Kur’an’da farz olan rekat sayılarını bulamayınca da , işte bakın Allah bazı açıklamaları Peygamber/elçiye ,vahy-i gayri metluv yoluyla yapmış , iyiki hadisler/mezhepler var, yoksa namazımız bozulacaktı diyebiliyorlar.
peki, İsra suresi 110. Ayet’ indede görüldüğü gibi , namazdaki ses tonu /siddeti ayrıntısını bile bize tarif eden yüce Allah , bu Kur’an da herşeyi sayıp döktüm/açıkladım diyen yüce Rabbimiz rekat sayılarını unutmuş olabilir mi(haşa) ? ona unutmak yakıştırılamayacağına göre , demek ki böyle bir farz yok.olmayan bir şey nasıl unutulsun ki?
yani Allah, şu anda ehl-i sünnet vel cemaatın , şianın, vehhabilerin düşündüğü şekilde namazda rekat sayılarında herhangi bir farz yapmamış. O halde yüce Allah’a direnip(haşa) zorla mı farzlaştıracaksınız,kendinize gelin artık.
yapmakla mükellef olduğumuz tüm bilgiler ( namazda ses tonu/şiddeti ayrıntısına varana kadar) tek kaynak-tek rehber olan korunmuş Kur’an da mevcuttur.korkarım ki başka başka kaynak arayanlar veya Kur’an a zorla zanni bilgileri yapıştırmak isteyenler , Allah’ın huzurun da verecek cevap bulamayacaklar( yüce Allah’a a ve sevgili Peygamberimize iftira edip, saldırdıkları için)
selam ve saygı ile
Hasan Öktem
13 Ocak 2008, 21:44 tarihinde.
iyi güzel dedinizde rekat sayılarını nasıl belirliyeceğiz herkes istediği gibimi kılacak
15 Ocak 2008, 11:26 tarihinde.
Sayın Öktem, Merhaba!
Konuyla değil de metinde geçen bir âyetin mealiyle sınırlı bilgi sunmak istiyorum..
İsrâ:89′un meali olarak yazınızda şu ibâre yer alıyor..
“Andolsun ki, biz bu Kur’an da tüm insanlar için BÜTÜN MESELELERİ sayıp dökmüşüzdür. HER TÜRLÜ MİSALİ çeşitli şekillerde anlatmışızdır. ”
Âyetin orijinali ile meal karşılaştırıldığında, Mealin iki versiyonu birden kullandığı görülüyor…
Orijinal: MİN KÜLLİ MESEL
Meal: 1. Versiyon- BÜTÜN MESELELERİ
2. Versiyon- HER TÜRLÜ MİSALİ
Birinci versiyonun TAMAMEN yanlış olduğunu, mealin doğru şeklinin ikinci versiyon olduğunu, bunun ise çok farklı boyutlara kapı araladığını vurgulayarak sözümü bağlıyorum..
Selam ve Sevgilerle,
Neyzen_Semazen
16 Ocak 2008, 00:04 tarihinde.
Selam Kardeşim,
rekat sayısı farziyeti ve sünnetleri ile ilgili bilgiler, kaynağını Kur’an dışı bilinç ve görgüden almaktadır maalesef. Kur’an da salattan bahseden o kadar Ayete rağmen kılınacak rekat sayısından bahseden Ayet yoktur. sadece savaş durumunda kılınacak( kıyam - rüku -sücud ) tan ( 1 rekat ) bahsedilmektedir. esasen Ayetlerin bütününden( savaş durumu, kısaltma, normal durum ) çıkan anlam, rekat sayısının / niceliğin değil, kıyamlı salat taki kalitenin / niteliğin önemli olduğudur. kendimden bilirim : 4 rekat kıldıktan sonra , ”ya, namaz kıldım ama ” acaba Yüce Allah hatırıma geldi mi? diye kendi kendime sorduğum anlar olmuştur. eğer o vaziyetimle 4 değil 10 veya 40 rekat bile kılsaydım bana yine de bir faydası olmayacaktı, öyle değil mi kardeşim.
Selam ve Dua ile
02 Mayıs 2008, 21:58 tarihinde.
Namazın rekat sayılarının bize ulaşma biçimi ile Kur’anın bize ulaşma biçimi arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisi de binlerce güvenilir insanın yine binlerce güvenilir insana aktarması ve hiç birinin bu konuda diğerine muhalefet etmemesi (tevatür) yoluyla bize ulaşmıştır. Namazın rekat sayıları hakkında şüphe edip de Kur’anın sıhhati hakkında şüphe etmeyenler çelişkiye düşmektedir.
04 Mayıs 2008, 20:47 tarihinde.
Selam x-mb-x ,
Kur’an Yüce Allah tarafından korunmuştur, bunu söyler ve buna iman ederiz. bakınız ; bugünkü Tevrat, İncil’de aslında ve orjinalleri Allah’ın kitapları olmasına rağmen onlara iman edemiyoruz. nedeni ne? kesin kılınması gereken yani farz edilen rekat sayısını Kur’an’da göremiyoruz. ( tehlike durumları için, süre olarak kısaltılmış TAM bir rekat var ve devamı yazıda…) Kur’an dışından, korunmamış ve hem Kur’an’la çelişen, hem de kendi aralarında çelişen zanni bilgi kaynaklarından da ” rekat sayısı farziyeti ” çıkarılması /zorlamayla elde edilmesi doğru değildir. yazı buna işaret etmektedir.
selam ile
23 Eylül 2008, 05:21 tarihinde.
tavsiyeniz nedir?
kısaltmayla ilgili olarak 1 rekat misal edildiyse bu durumda en aşşa 2 rekat gibi birşey düşünebilir miyiz?
kaldıki insan seve seve kıldıktan sonra ne ikisi üçü beşi.
tavsiyenizi merak ediyorum.
23 Eylül 2008, 19:07 tarihinde.
hadislere tam bir şüpheyle bakıyorsak, Kuran’a da öyle bakmamız gerekebilir. Kuran’ın tek bir harfinin değişmeyeceği ayetinede. Dinin bana göre temel mantığı böyle işler. Kitabı okursun aklına yatmazsa reddedersin. Kabul edersen islamiyet kapısını aralarsın.
24 Eylül 2008, 10:49 tarihinde.
Müslümanların en temel ibadeti olan namazı bile (vaktinden şekline kadar) doğru düzgün anlatamayan, belirleyemeyen bir Allah kitabı haa ??
25 Eylül 2008, 12:57 tarihinde.
Kendilerini hanif olarak isimlendirenler aslında haniflikle alakası olmayanlar henüz nasıl ve kaç rekat namaz kılacaklarına bunun namazmı duamı olduğuna karar veremiyorlarken , evlere şenlik namaz tarifleri yapıyorlarken nasıl oluyorda hadis alimlerine ehli sünnete söz söyleyebiliyorlar .
Cesaretinizden dolayı tebrik ediyorum , ateşe dayanıklımısınız ?
25 Eylül 2008, 23:42 tarihinde.
Sayın atakumlu,
Dinin okunacak tek kaynağı vardır, o da Kuran’dır. Kuran yeni başlayanlara da apaçıktır bilgice derinleşenlere de.
Kuran da namazın tarifi ayetlere dağıtılmıştır ve açıktır. Rekat sayısı bildirilmemiştir. Yani namaz kılana özgüdür. Dileyen bir kılar dileyen yüz rekat. Önemli olan ihlastır. Kimi içten bir yakarışla bir rekatta işi bitirir kimi yüz rekatta O’na ulaşamaz. Doğru yola ulaştıracak olan O’dur. Boşta kalır kalmaz yeni bir işe koyul diyen de O’dur. Biz burada O’nun “OKU.” buyruğuna uyarak, dini tek kaynağından anlamaya çalışıyoruz.
İsa Peygamberle Muhammed Peygamberin arası yaklaşık 600 yıldır. 600 yılda İsa Peygamberin bildirdiği İslam bozulmuştur. Muhammed Peygamberden bu güne 1400 yıl geçmiştir. Okursanız Kuran’da anlatılan Peygamberlerin bildirdikleri İslam’dan insanlar çağlar boyunca sapmıştır ve yeni Peygamberler gelmiştir.
Geçen 1400 yılda bir sürü mezhep ortaya çıkmıştır. Oysa Yüce Tanrı, din olarak İslam’ı seçtiğini buyurmaktadır. Mezhepler arasında görüş ayrılıkları vardır. Abdest ve onu bozan şeyler her mezhebe göre farklı farklıdır. Oysa Kuran’da abdest ve onu bozanlar açık ve nettir.
Hadislere gelince; Yüce Tanrı Kuran’da Peygambere tek görev vermektedir: KURAN’I TEBLİĞ ETMEK (BİLDİRMEK)
İlgili ayetler: 3:20, 5:67, 5:92, 15:94, 16:35, 16:82, 29:18, 33:39, 42:48, 64:12 .
Peygamberin sünneti diye uyulanlar 1400 yıllık bozulmanın sonucudur. Yüce Tanrı yalnızca Kuran’ın korunacağını bildirmektedir. Kuran kendi kendini açıklayan bir kitaptır. Yeter ki buyruğa uyalım ve OKUYALIM.
Burada yazılanlar Kuran’da Yüce Tanrı’nın buyurduğu akleden topluma doğru yöneliştir. Doğru tektir ve sonuçta O’nun izniyle ona ulaşılacaktır.
“Ateşe dayanıklı mısınız ?” derken; Yüce Tanrı’nın kimi nereye göndereceği Hesap Günü belli olacaktır. Unutmayın ki bizim hatalarımız ve günahlarımız olabilir. Hem de çok büyük olabilir ama Yüce Tanrı’nın rahmeti her şeyden büyüktür.
Dilerim hepimiz Yüce Tanrı’nın da üzerinde bulunduğu Doğru Yolda buluşuruz. Yolun haritasını bozulmaktan O korumaktadır.
27 Eylül 2008, 06:20 tarihinde.
“Ateşe dayanıklı mısınız?” sözü ne islam hoşgörüsüne sığar ne de savınızı güçlendirir. Bence burada düşünülmesi gereken şey dinimizin şekle/biçime mi yoksa ibadetin samimiyetine mi daha çok önem verdiğidir. Şekle/biçime olan düşkünlüğümüz bizi Kuran’a mı yoksa paganizme mi yaklaştırır? Ayrıca şekilcilik Kuran üzerinde düşünmeye sevketmez aksine ataleti kuvvetlendirir. Sonuç olarak benim fikrim Kuran’da rekat sayısı belirtilmemişse bizim namazla ilgili diğer emirlere dikkat etmemiz daha hayırlı olur.