ALAK SURESİNİN İLK BEŞ AYETİNİN FARKLI BİR AÇILIMI

Şevket KARA , Kaynak: Hanif Dostlar

Kıymetli arkadaşlar ilk indiği genel kabul gören Alak Süresinin ilk beş ayetini size kelime kelime giderek açıklamaya çalışacağım.Ramazan hediyesi olarak kabul ederseniz sevineceğim:

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM: ESİRGEMESİ VE BAĞIŞLAMASI BOL OLAN ALLAH’IN TANIMLAMASIYLA,

AÇIKLAMA: 113 sürenin başında yer alan besmelenin ‘Bismi’ kısmını tanımlaması ile olarak çevirdik.Yüce Allah,yarattığı insana öncelikle isimleri öğrettiğinden bahseder.12/40 ayeti ataların isimlendirmesinin boş olduğunu ve Allah’ın onlar hakkında bir sultan indirmediğini bildirir.

Türkçede de kullanılan isim de üç öge vardır:Tanınan-Tanıyan ve Tanıtan.Her varlık için geçerli olan bu üç unsura göre bütün varlıklar tanınan,insan tanıyan ve Allah ‘ta tanıtandır.Bundan dolayı biz her üçünü de kapsayacak olan Tanımıyla veya Tanımlamasıyla ifadesini ismin kök anlamı olarak belirledik.


1.AYET:İkra’ bismi Rabbikellezî halak:Yaratan Rabbinin tanımlamasıyla oku.

AÇIKLAMA: Buradaki oku emrinde neyin okunması gerektiği yani nesne belirtilmemektedir.Ancak yaratan, Rabb ve tanımlamasıyla ifadeleri kendi içinde şöyle bir anlam bütünlüğüne kavuşturulunca okunması gereken netleşmektedir:

Yaratan’ın yarattığı nedir? Bütün varlıklar.Hangi sıfatıyla birlikte yaratmaktadır? Rabb,yani varlıkları aşama aşama,yavaş yavaş,öğrete öğrete en iyiye ulaştıran terbiye edici sıfatıyla.İşte biz, bütün varlıkları en güzel şekilde terbiye eden Rabbimizin tanımladığı şekilde okuyacağız ve tanımlayacağız.

Yani biz bütün varlık kategorilerini,bizim için bilinip tanınması gereken herbirşeyi ;

Yani insanı, tabiatı, Kur’anı, salatı, orucu , zekatı, cenneti, cehennemi , melekleri.. elhasılı bütün varlıkları Rabbimiz Allah nasıl bize tanımlayıp öğretmişse o şekilde tanımlamaya çalışacağız.Niçin?Çünkü biz yalnızca O’nun kulu ve kölesiyiz.Çünkü Onun tanım ve tanımlamalarında bir ağırlık,bir sultan vardır da ondan.

Bu durumda evet biz varlıkları okuyacağız.Ama yalnızca rabbimiz Allah’ın bize öğrettiği ya da öğreteceği biçim ve şekilde olmak şartıyla okuyacağız.Okumak nedir?

Kur’anda okuma ile ilgili ayetler genelde bir eyleme bir davranışa dönüştürme şeklinde kullanılır.Örneğin ”Kur’andan kolayınıza geleni okuyun..”ayetini ele alalım.Kur’anda okunması zor olan bir ayet ya da süre yoktur.Fakat yaşanması zaman gerektiren yada güç ve ağır olan ayetler vardır.

Bundan dolayı bizlere Kur’anda olup ta yaşanması daha kolay olan hükümler de bildirilmiştir.Biz bunlardan kolay olanı seçme serbestliğine de sahibiz. Dolayısıyla okuma emrinin doğrudan hayatta uygulamayla(pratik yapmakla) bağlantısı vardır.

Bunun için bizim bütün Kur’ani okumalarımızın ve Rabbimizin bize öğrettiklerinin hayatımızda ve düşüncelerimizin değişmesinde etkili olması zorunludur.

Salt anlamadan kuru kuruya okumanın da bu açıdan ne sevabı ne de bize bir kazandırdığı vardır.

2.AYET:Halake’l insâne min alak.=(Allah)insanı bağımlı ve muhtaç olarak yarattı.

AÇIKLAMA:1. ayette Yüce Allah,varlıkları kendi ismiyle,yani tanımladığı şekilde okumamızı bizden istemişti.Şimdi bu ayette ise bize okumamızın bizim açımızdan sebebi açıklanmaktadır.Ayette geçen alak kelimesi’nin öz anlamı”Bir yere asılı kalan,kendi başına varolamayan”demek olup buradaki anlam iki ayet arasındaki bütünlüğü sağlayacak bir anlam olmalıdır.Eğer şu andaki meal ve tefsirlerin anlamını verecek olursak ayetler arasındaki bütünlük ve insicam sağlanamayacak,üstelik ilk ayetlerde embriyonun ne işi var denilecektir.

Evet, alak ifadesi diğer ayetlerde hep embriyo anlamında kullanılmıştır.Fakat orada hemen ayetlerin devamında insan yaratılışının diğer aşamaları da zikredilirken burada salt alak kelimesi vardır.Bundan dolayı bu kelimenin kök anlamının yani birşeye dayanıp yaslanmadan ayakta duramamanın buraya uygun bir adı vardır ve o da ”bağımlı ve muhtaç olmak,yaratanın devamlı desteğine ve yardımına ihtiyaç duymaktır.”

Bir insanın yeni bir makine icat ettiğini düşünelim.Bu makineyi icat eden kişi,icat ettiği makinenin nelere ihtiyacının olduğunu,iyi çalışması için ne gibi bakımlarının gerektiğini,hangi yakıt ya da enerjinin kullanılacağını… bir broşür hazırlayıp alıcıkişilere bildirir.İşte Allah’ın yarattığı olan bizler her açıdan O’na ve O’nun bizim için yarattıklarına muhtacız.Bundan dolayı O’nun bizden istediklerine harfiyen uymak,neyi ne şekilde ve nasıl yapmamızı istiyorsa aynen itaat edip yapmak zorundayız.

”Yaratan yarattığını bilmez mi?”ayeti gereği bizler yaratıcımız ve terbiye edicimiz olan Allah’ın bizim bütün ihtiyaç ve isteklerimizi bildiğini,buna göre de bizim için bir rehber,bir kılavuz olan Kur’an vasıtasıyla herşeyi bir ölçü ve bir kadere göre varedip biz kullarına bu talimatlara ,ilahi uyarılara aynen uymaktan”işitip itaat ettik ”demekten başka seçeneğimizin olmadığını sanırım aklı ve vicdanı olan herkes kolayca anlayacaktır.

İşte bu ayetlerin inmesinden sonra yalnızca Allah’ı kendisinin yaratıcısı ve tek gerçek terbiye edicisi olarak görüp Allah’a teslim olan bir avuç hanif Mekke oligarşik yapısını ve şirk düzenini sarsarak Allah’ın isimlendirmesinde(tanımlamasında)var olan Sultan’ın ağırlığını herkese hissettirmiştir.

Bu sultan konusunda yeri gelmişken şöyle bir kıyas yapmaya ne dersiniz?:

Düşünün ilk ayetlerin inmesiyle kısa sürede zulmün temellerini sarsan hanifleri destekleyip onları sultan ile destekleyen Allah’ın gaybi yardımını.

Ve yine düşünün Allah’ın tanımlamasının dışına çıkarak beş vakit namaz kılıp yüzbinlerce camilerde hergün binlerce dualar ederek(!)Allah’ın yardımını bekleyen,zalimlerin yerle bir olması için yalvaran,ama bir avuç olan İsrail’in bile zulmünü durduramayan milyara yakın İslam dünyasını.

İyi düşününün o zaman bütün yenilgilerimizin nedeninin düşman değil, içimizdeki beyinsizler olduğunu anlarsınız.

3.AYET:İKRA’ VE RABBUKEL EKREM: Oku, ki rabbin en büyük kerem sahibi olandır.

AÇIKLAMA:İlk iki ayette biz insanların muhtaç ve bağımlı olmasından dolayı,Yaratan rabbimizin tanımladığı şekilde varlıkları okumamız,tanımamız istenmişti.Bu ayette konuya pekiştirme yapılmakta ve hem ekrem hem de rabb sıfatları da burada zikredilmektedir. Niçin?

Çünkü bu iki sıfat,eğitim ve öğretimle ilgilidir.Rabb kelimesi,varlıkları en alt seviyeden alıp en üst seviyeye çkarmak için aşama aşama terbiye edip yetiştirmek anlamında iken, ekrem sıfatı,bu aşamaları geçecek öğrencilere,taliblere ne kadar sevecen ve cömertçe yaklaşılacağını ifade eden bir terimdir.

Yüce Allah burada kendisi için kullandığı bu sıfatı 49:13′te insan için kullanmaktadır. Ancak bu insan,Allah’ın erkek ve dişi olarak yarattığı,tanışmamız için de ırklar,kabileler halinde varettiği insan soyunun üstünlüğünü(ekrem oluşunu)da bu yaratılma nesnelerinden değil de takvada arayan insandır.yani ekrem olma vasfını kazanabilecek kişinin herhangi bir ırktan ya da cinsten olmayı değil,Allah’a en çok yaklaştırıcı olmayı bize kazandıran hüdaya uymayı isteyen kişi olması gerekir.(2/2 vd.)Açıkçası ırk ve cinsiyet ayrımcılığını terk ederek,insanlara cömertçe bilgisini ve eylemlerini adayan herkes potansiyel olarak ekrem olmaya yakındır.

4.AYET:ELLEZÎ ALLEME BİL-KALEM:Ki o,kalemle (yazmayı)öğretendir.

AÇIKLAMA:Kerem olan rabbin adeta bir öğretmen gibi talip olan herkese satır satır yazmayı(Kalem süresinin ilk ayetlerine dikkat),tanım ve tanımlamalarını peyderpey öğretecektir.Neyi?

5.AYET:ALLAMEL-İNSANA MÂ LEM YA’LEM:İnsana bilmediğini öğretti.

AÇIKLAMA:İnsana bilmediği ya da yanlış bildiği herşeyin doğrusunu öğretecektir.Ayetteki fiilin geçmiş zamanlı olması,bu vahyin öncekilere de bildirildiğinin bir işareti olarak anlaşılabilir.Elhasılı bu ilk beş ayette Yüce Allah,öğrencilere kendisini,metodunu ve neleri anlatacağını bildiren bir öğretmen konumunda olup adeta şunları söylemektedir:

”Yaratıcı rabbiniz,yegane öğretmeniniz olan ben sizden öncekilere öğretip tanıttığım gibi ‘Rabbiniz olan beni ,iyiliği, kötülüğü, ahireti, hayatınıza yön vermeyi,bana nasıl ve ne şekilde teslim olacağınızı,hangi eylemlerinizin kötü ve zararlı,hangilerininse iyi ve faydalı olduğunu….’size tanıtıp bildireceğim.Bundan dolayı aceleci davranmadan benim öğretilerimi adım adım takip edin.Size neyin nerede lazım olacağını gerektiği kadarıyla size bildireceğim”.

Böyle bir açıklamayı bana nasip ettiği için Allaha hamd eder,sözü dinleyip en güzeline uyan herkesi selamlarım.


Toplam Okunma: 4394 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 06.01.2009 - 02:24
Şu anda bu yazıyı okuyanlar: 1 (0 Üye, 1 Misafir and 0 Bots)

“ALAK SURESİNİN İLK BEŞ AYETİNİN FARKLI BİR AÇILIMI” için 19 Yorum

  1. ibrahim yıldırım diyor ki:

    Tek kelime ile müthiş Rabbimiz ilminizi ve kavrayışınızı
    ARTIRSN

  2. AYŞE diyor ki:

    ÇOK GÜZEL YAZILMIŞ BİSMİLLAH YAZDIM ÖDEVİMİ SİZDEN ALLAH RAZI OLSUNN

  3. rukiye diyor ki:

    gerçekten çok güzel Allah razı olsun diğer sureler içinde yazsanız tefsir anlatıyorum komşulara yorumlarınız harika bende faydalanırdım şimdi müddersir suresindeyim yazamazmısınız SELAMUN ALEYKUM

  4. ali diyor ki:

    Allah sizden ve sizin gibi insanlardan razı olsun.

  5. ali diyor ki:

    hiç şüphesiz ki Allah herşeyi görür ve bilir ne diyor ve yapıyorsa bir bildiği vardır güzel bir sure

  6. NİSA diyor ki:

    ben bu siteyi cok beğendim cok işime yaradı saolun

  7. kasırga diyor ki:

    bende ödevimi yazdım bide kuranı kerim neden direk indirlmedi onu yazarsanız ii olur ok tşkler allah razı olsun;)

  8. nisagül diyor ki:

    allah sizden razı olsun çok güzel bir site bize bu gibi siteleri ve bu gibi bilgileri verdiginiz için soğ olun

  9. Mert diyor ki:

    Çok sağolun . Çok işime yaradı . Ayrıca çok güzel olmuş…

  10. Şevket Kara diyor ki:

    Buraya düşüncelerini ve beğenilerini yazan bütün yorumculara teşekkür ediyorum.İnşallah hep birlikte ve birilerinin eteğine yapışmadan doğrudan rabbimizin kitabına yöneldiğimiz zaman çok verimli çalışmalarınve katkıların yapılacağına yürekten inanıyorum.Tabuları kırarken,alternatifi de sunmak hepimizin şiarı olmalı ve kınayıcıların kınamasından korkup ürkmeden ahiret yolculuğumuzu hayırlısıyla tamamlamanın hesabını hemen yapmalıyız.Yazının devamını en kısa zamanda yapmayı düşünüyorum,inşallah mahcup olmadan tamamlarız,cümleten baki selamlar.

  11. hasanoktem diyor ki:

    Şevket Kara yazdı :
    Ve yine düşünün Allah’ın tanımlamasının dışına çıkarak beş vakit namaz kılıp yüzbinlerce camilerde hergün binlerce dualar ederek(!)Allah’ın yardımını bekleyen,zalimlerin yerle bir olması için yalvaran,ama bir avuç olan İsrail’in bile zulmünü durduramayan milyara yakın İslam dünyasını.

    İyi düşününün o zaman bütün yenilgilerimizin nedeninin düşman değil, içimizdeki beyinsizler olduğunu anlarsınız.

    ellerine ve yüreğine sağlık Şevket Kardeşim .

    bir Ayet ile söylediklerinize katkıda bulunmak istiyorum:

    Bakara 85 :
    85 Ama siz yine birbirinizi öldürüyorsunuz, sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz; onlara karşı günâh ve düşmanlık yapmakta birleşiyorsunuz, onları çıkarmak size yasaklanmış iken (çıkarıyorsunuz, sonra da) esir olarak geldiklerinde fidyelerini veriyor (kurtarıyor)sunuz. Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezâsı, dünyâ hayâtında rezil olmaktan başka nedir? Kıyâmet gününde de (onlar) azâbın en şiddetlisine itilirler. Allâh yaptıklarınızı bilmez değildir.
    Sevgilerimle

  12. VeDaT diyor ki:

    kuranı kerim 1 seferde indirilseydi insanlar onu okuyp ezberlemekte zorlanacaklardı.o yüzden yavaş yavaş teker teker indirildi…

  13. HaLiS diyor ki:

    ELLERİNE SAĞLIK ÖDEVİMİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPTIM TEŞEKKÜR EDERİM.

  14. fatmagül diyor ki:

    ben bunu cok beyendim .ödevimide cok guzel yaptım .elleriize saglık ,tesekkur ederız ,sagolun

  15. Cansu:) diyor ki:

    gerçekten çok güzel olmuş…anlatmaya kelimeler yetmiyorrr..çooook tşk. ALLAH razı olsun::::))siz olmasaydınız bizler ne yapardık.Hadi allahaısmarladık..:)

  16. Mehmet Turgut diyor ki:

    allah senden razı olsun.

  17. ismail diyor ki:

    Yorum yazanlar genelde; ayşe, rukiye, cansu, fatma, nisa, nisagül… buarada bir sürü güzel makale var. oralarda rumuzunuz geçmiyor. Bu makalenin yazarı tanıdığınız mı yoksa? Ben makalede olağanüstü bişey göremedim ama gene de Allah ilmini arttırsın.

  18. Ali Yalçın diyor ki:

    KURAN NEDEN BÜTÜN İNDİRİLMEDİ

    73 Müzzemmil Suresi 5 ayetinde: “Doğrusu, biz senin üzerine AĞIR BİR SÖZ BIRAKACAĞIZ.” Buyurulmaktaydı.
    Musa Peygamber, Tanrı’yı görmek istemiş ama Tanrı dağa tecelli edince dağ parça parça olmuş, Musa Peygamber kendinden geçmiştir (7 Araf 143). Muhammed Peygamber insandır ve ona indirilen sözler sıradan değil, Tanrı sözüdür.

    17 İsra 106 “Onu, okunacak şeyleri toplayan bir kitap/ bir Kur’an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.”

    25 Furkan 32 “Gerçeği örten nankörler/inkârcılar dediler ki: “Kur’an ona toptan, bir kerede indirilsedi ya!” Biz böyle yaptık ki, onunla senin kalbini dayanıklı kılalım. Biz onu parça parça/ayet ayet okuduk.”

  19. ihvan us safa diyor ki:

    ALAK kelimesinin bir diğer manası da sevgidir. insan sevgiden yaratılmıştır manası da çıka(rıla)bilir. Y.N. Öztürk tercemesinde bu şekilde geçmektedir.

    Bulunması zordur ama BURAK TARACAR’ın ALAK SURESİ ANALİZİ isimli kitabında çok detaylı ve önemli açıklamamalar bulunmaktadır. Kısmet olursa izniyle burada bir kaç parçasını yazabilirim.

Yorum Yapın

Related Posts from the Past: