<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Bazı önemli hadis uydurucuları yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.kuranmuslumani.com/2007/10/07/bazi-onemli-hadis-uyduruculari/</link>
	<description>Kur'an Odaklı Din, Allah Odaklı Yaşam</description>
	<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 07:03:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3</generator>
		<item>
		<title>ilkkenan tarafından</title>
		<link>http://www.kuranmuslumani.com/2007/10/07/bazi-onemli-hadis-uyduruculari/#comment-615</link>
		<dc:creator>ilkkenan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jan 2008 19:59:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.kuranmuslumani.com/2007/10/07/bazi-onemli-hadis-uyduruculari/#comment-615</guid>
		<description>Fasil
 :
 KISSALAR BÖLÜMÜ 
Konu
 :
 Kıssalar 
Ravi
 :
 Ebu Hureyre 
Hadis
 :
 Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç kişi dışında hiç kimse beşikte iken konuşmamıştır. Bunlar: Hz. İsa İbnu Meryem aleyhima`s-selam, Cüreyc`in arkadaşı. Cüreyc, kendini ibadete vermiş abid bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşguldu. Derken bir gün annesi yanına geldi, o namaz kılıyordu. "Ey Cüreyc! [Yanıma gel, seninle konuşacağım! Ben annenim]" diye seslendi. Cüreyc: "Allahım! Annem ve namazım (hangisini tercih edeyim?)" diye düşündü). Namazına devama karar verdi. Annesi çağırmasını [her defasında üç kere olmak üzere] üç gün tekrarladı. (Cevap alamayınca) üçüncü çağırmanın sonunda: "Allahım, kötü kadınların yüzünü göstermedikçe canını alma!" diye bedduada bulundu. Benİ israil, aralarında Cüreyc ve onun ibadetini konuşuyorlardı. O diyarda güzelliğiyle herkesin dilinde olan zaniye bir kadın vardı. "Dilerseniz ben onu fitneye atarım" dedi. Gidip Cüreyc`e sataştı. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi. Kadın bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc`in manastırı(ın dibi)nde barınak bulmuş birisiydi. Kadın onunla zina yaptı ve hamile kaldı. Çocuğu doğurunca: "Bu çocuk Cüreyc`ten" dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc`i manastırından çıkarıp manastırı yıktılar, [hakaretler ettiler], kendisini de dövmeye başladılar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara: "Derdiniz ne?" diye sordu. "Şu fahişe ile zina yaptın ve senden bir çocuk doğurdu!" dediler. Cüreyc: "Çocuk nerede, (getirin bana?)"dedi. Halk çocuğu ona getirdi. Cüreyc: "Bırakın beni namazımı kılayım!" dedi. Bıraktılar ve namazını kıldı. Namazı bitince çocuğun yanına gitti, karnına dürttü ve: "Ey çocuk! Baban kim?" diye sordu. Çocuk: "Falanca çoban!" dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc`e gelip onu öpüp okşadı ve: "Senin manastırını altından yapacağız!" dedi. Cüreyc ise: "Hayır! Eskiden olduğu gibi kerpiçten yapın!" dedi. Onlar da yaptılar. (Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan şahlanmış bir at üzerinde kılık kıyafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kadın: "Allah`ım şu oğlumu bunun gibi yap!" diye dua etti. Çocuk memeyi bırakarak adama doğru yönelip baktı ve: "Allahım beni bunun gibi yapma!" diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye başladı." Ebu Hureyre der ki: "Ben Resulullah (sav)`ı, şehadet parmağını ağzına koyup emmeye başlayarak, çocuğun emişini taklid ederken görür gibiyim." (Resulullah anlatmaya devam etti): "(Sonra annenin yanından) bir kalabalık geçti. Ellerinde bir cariye vardı. Onu dövüyorlar ve: "(Seni zani seni!) Zina yaparsın, hırsızlık yaparsın ha!" diyorlardı. Cariye ise: "Allah bana yeter, o ne iyi vekildir!" diyordu. Çocuğun annesi: "Allahım çocuğumu bunun gibi yapma!" dedi. Çocuk yine emmeyi bıraktı, cariyeye baktı ve: "Allahım beni bunun gibi yap!" dedi. İşte burada anne,evlat karşılıklı konuşmaya başladılar: [Anne dedi ki: "Boğazı tıkanasıca! Kıyafeti güzel bir adam geçti. Ben: "Allahım, oğlumu bunun gibi yap" dedim. Sen: "Allahım! Beni bunun gibi yapma!" dedin. Yanımızdan cariyeyi döverek, zina ve hırsızlık yaptığını söyleyerek geçenler oldu. Ben: "Allahım, oğlumu bunun gibi yapma" dedim. Sen ise: "Allahım, beni bunun gibi yap!" dedin."] Oğlu şu cevabı verdi: "Güzel kıyafetli bir adam geçti. Sen: "Allahım, oğlumu bunun gibi yap!" dedin, ben ise: "Allahım beni bunun gibi yapma!" dedim. Yanınızdan bu cariyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: "Zina ettin, hırsızlık ettin!" diyorlardı. Sen: "Allahım, oğlumu bunun gibi yapma! "dedin. Ben ise: "Allahım, beni bunun gibi yap!" dedim. (Sebebini açıklayayım): O atlı adam cebbar zalimin biriydi. Ben de: "Allahım beni böyle yapma!" dedim. "Zina ettin, hırsızlık yaptın!" dedikleri şu zavallı cariye ise ne zina yapmıştı, ne de çalmıştı! Ben de "Alahım beni bunun gibi yap!" dedim." [Metin Müslim`den alınmalıdır.]
 
işte bir hadis ben buna nasıl inanayımki</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fasil<br />
 :<br />
 KISSALAR BÖLÜMÜ<br />
Konu<br />
 :<br />
 Kıssalar<br />
Ravi<br />
 :<br />
 Ebu Hureyre<br />
Hadis<br />
 :<br />
 Resulullah (sav) buyurdular ki: &#8220;Üç kişi dışında hiç kimse beşikte iken konuşmamıştır. Bunlar: Hz. İsa İbnu Meryem aleyhima`s-selam, Cüreyc`in arkadaşı. Cüreyc, kendini ibadete vermiş abid bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşguldu. Derken bir gün annesi yanına geldi, o namaz kılıyordu. &#8220;Ey Cüreyc! [Yanıma gel, seninle konuşacağım! Ben annenim]&#8221; diye seslendi. Cüreyc: &#8220;Allahım! Annem ve namazım (hangisini tercih edeyim?)&#8221; diye düşündü). Namazına devama karar verdi. Annesi çağırmasını [her defasında üç kere olmak üzere] üç gün tekrarladı. (Cevap alamayınca) üçüncü çağırmanın sonunda: &#8220;Allahım, kötü kadınların yüzünü göstermedikçe canını alma!&#8221; diye bedduada bulundu. Benİ israil, aralarında Cüreyc ve onun ibadetini konuşuyorlardı. O diyarda güzelliğiyle herkesin dilinde olan zaniye bir kadın vardı. &#8220;Dilerseniz ben onu fitneye atarım&#8221; dedi. Gidip Cüreyc`e sataştı. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi. Kadın bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc`in manastırı(ın dibi)nde barınak bulmuş birisiydi. Kadın onunla zina yaptı ve hamile kaldı. Çocuğu doğurunca: &#8220;Bu çocuk Cüreyc`ten&#8221; dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc`i manastırından çıkarıp manastırı yıktılar, [hakaretler ettiler], kendisini de dövmeye başladılar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara: &#8220;Derdiniz ne?&#8221; diye sordu. &#8220;Şu fahişe ile zina yaptın ve senden bir çocuk doğurdu!&#8221; dediler. Cüreyc: &#8220;Çocuk nerede, (getirin bana?)&#8221;dedi. Halk çocuğu ona getirdi. Cüreyc: &#8220;Bırakın beni namazımı kılayım!&#8221; dedi. Bıraktılar ve namazını kıldı. Namazı bitince çocuğun yanına gitti, karnına dürttü ve: &#8220;Ey çocuk! Baban kim?&#8221; diye sordu. Çocuk: &#8220;Falanca çoban!&#8221; dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc`e gelip onu öpüp okşadı ve: &#8220;Senin manastırını altından yapacağız!&#8221; dedi. Cüreyc ise: &#8220;Hayır! Eskiden olduğu gibi kerpiçten yapın!&#8221; dedi. Onlar da yaptılar. (Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan şahlanmış bir at üzerinde kılık kıyafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kadın: &#8220;Allah`ım şu oğlumu bunun gibi yap!&#8221; diye dua etti. Çocuk memeyi bırakarak adama doğru yönelip baktı ve: &#8220;Allahım beni bunun gibi yapma!&#8221; diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye başladı.&#8221; Ebu Hureyre der ki: &#8220;Ben Resulullah (sav)`ı, şehadet parmağını ağzına koyup emmeye başlayarak, çocuğun emişini taklid ederken görür gibiyim.&#8221; (Resulullah anlatmaya devam etti): &#8220;(Sonra annenin yanından) bir kalabalık geçti. Ellerinde bir cariye vardı. Onu dövüyorlar ve: &#8220;(Seni zani seni!) Zina yaparsın, hırsızlık yaparsın ha!&#8221; diyorlardı. Cariye ise: &#8220;Allah bana yeter, o ne iyi vekildir!&#8221; diyordu. Çocuğun annesi: &#8220;Allahım çocuğumu bunun gibi yapma!&#8221; dedi. Çocuk yine emmeyi bıraktı, cariyeye baktı ve: &#8220;Allahım beni bunun gibi yap!&#8221; dedi. İşte burada anne,evlat karşılıklı konuşmaya başladılar: [Anne dedi ki: &#8220;Boğazı tıkanasıca! Kıyafeti güzel bir adam geçti. Ben: &#8220;Allahım, oğlumu bunun gibi yap&#8221; dedim. Sen: &#8220;Allahım! Beni bunun gibi yapma!&#8221; dedin. Yanımızdan cariyeyi döverek, zina ve hırsızlık yaptığını söyleyerek geçenler oldu. Ben: &#8220;Allahım, oğlumu bunun gibi yapma&#8221; dedim. Sen ise: &#8220;Allahım, beni bunun gibi yap!&#8221; dedin.&#8221;] Oğlu şu cevabı verdi: &#8220;Güzel kıyafetli bir adam geçti. Sen: &#8220;Allahım, oğlumu bunun gibi yap!&#8221; dedin, ben ise: &#8220;Allahım beni bunun gibi yapma!&#8221; dedim. Yanınızdan bu cariyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: &#8220;Zina ettin, hırsızlık ettin!&#8221; diyorlardı. Sen: &#8220;Allahım, oğlumu bunun gibi yapma! &#8220;dedin. Ben ise: &#8220;Allahım, beni bunun gibi yap!&#8221; dedim. (Sebebini açıklayayım): O atlı adam cebbar zalimin biriydi. Ben de: &#8220;Allahım beni böyle yapma!&#8221; dedim. &#8220;Zina ettin, hırsızlık yaptın!&#8221; dedikleri şu zavallı cariye ise ne zina yapmıştı, ne de çalmıştı! Ben de &#8220;Alahım beni bunun gibi yap!&#8221; dedim.&#8221; [Metin Müslim`den alınmalıdır.]</p>
<p>işte bir hadis ben buna nasıl inanayımki</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
